Sadece bir sanatçıyı değil, hayvanların sesi olmayı kendine görev edinmiş büyük bir mücadele insanını uğurluyoruz. Panter Emel, yıllar boyunca sesi duyulmayan canların yanında durdu; korkmadan konuştu, yılmadan mücadele etti. Onun cesareti, merhameti ve adalet duygusu, sayısız hayvanın yaşamına dokundu, sayısız insana ilham verdi.
Hayvan hakları konusunda toplumun henüz çok az konuştuğu dönemlerde bile geri adım atmayan Panter Emel, vicdanın ve direnişin simgelerinden biri oldu. Kimi zaman yalnız kaldı, kimi zaman eleştirildi; fakat inandığı doğrular uğruna mücadele etmekten hiç vazgeçmedi. Bugün geriye dönüp baktığımızda, onun bıraktığı mirasın yalnızca anılardan değil, değişen hayatlardan ve kurtarılan canlardan oluştuğunu görüyoruz.
Sevgili Panter Emel; ardında büyük bir boşluk, ama aynı zamanda büyük bir umut bıraktın. Bize yalnızca hayvanları sevmeyi değil, onların hakkını savunmanın da bir vicdan borcu olduğunu öğrettin. Verdiğin mücadele, gösterdiğin cesaret ve yaşattığın farkındalık için sana minnettarız. Huzur içinde uyu; sesin sustu belki ama savunduğun değerler yaşamaya devam edecek.

