DEHB’ li (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) Çocuklarda Duygular Konuşuyor

Writer: Gülsüm Tulum

Date: 05/10/2020

PAYLAŞ

Küresel çapta tüm insanlığı etkileyen pandemi, hepimizin hayatında yeni bir süreç başlattı. Aile, iş, sosyal çevre, temel ihtiyaçları karşılama, hayatımızın her alanını etkileyen, ezberlerimizi bozan bir süreç yaşıyoruz. Başlangıçta “Noluyor?” dedik cevap aradık. Kabuğumuza çekildik, içe döndük. Duygularımızı, davranışlarımızı, ne istediğimizi, nerde olduğumuzu ölçtük biçtik. Birçok şeyi evlerimizden yönetmeye çalıştık. Aile içi kaliteli zaman için ayrılan dakikalar, aylara dönüştü.

Ne yaşadık bu sürecin ilk 3 ayı ve şuan nasıl devam ediyor? Sorunun cevabı her aile için farklı aslında. Ailenin psikolojik, ekonomik ve kültürel yapısı cevapları farklılaştırıyor. Ve ebevyn olarak üzerine titrediğimiz çocuklarımızın bu dönemdeki zihin karmaşaları. DEHB’li olsun ya da olmasın çocukların yaşamlarına yeni dahil etmiş oldukları bir çok rutin değişime uğradı.

Koç olarak bana sizlerden gelen sorular üzerine yazmak istiyorum. Sizlere bir reçete verebilmeyi DEHB ya da çocukla ilgilenen bütün uzmanlar isterdi eminim. Reçeteyi siz çocuğunuzla yazacaksınız ve birçoğunuz ailece kullanacak belki de.

Kendini tanı, çocuğunu tanı;

Kendiniz için ne kadar gözlemcisiniz? Rutinlerinizi değiştirmek sizde hangi duyguları tetikledi? Bu duyguları nasıl tanımlıyor ve yönetiyorsunuz? Tıkandığınızı hissettiğiniz anlarda sizi motive eden, harekete geçiren olgu nedir? Bu sorularda cevaplar ve çözüm öncelikleri anne baba olarak ilk size ait. Korku, kaygı, üzüntü, sıkışmışlık duygusu, panik hali pandemi sürecinde en çok karşılaştığımız duygular halini aldı. Bunları yaşıyor olmanız normal, bunların sizde değil çocuğunuzda var olduğu inancı anormal olan. İçgüdüsel olarak tüm insanlık benzer duyguları yaşıyoruz. Burada önemli olan farkına varmanız, bedensel ve ruhsal dengeyi yeniden kurmak için neye, ya da nelere ihtiyacınız olduğunu sorgulamak olmalı.

Ebevyn olarak siz dinginliği, güveni, umudu olması gereken seviyeye alabildiğinizde çocuklarınızda da değişim başlar. Çocuklarınızın yeme içme ihtiyaçlarından çok daha fazla ihtiyaç duydukları duygusal beslenme için ilk kaynak anne babalardır. Çocuklarınızın tükettiği yiyeceklerin besin değerine, ürünün kullanma tarihine, üretim tarihine, besin içeriğine haklı olarak ne kadar çok dikkat edersiniz… Hangi duygular ile çocuğunuzu beslediğiniz çok daha fazla hassasiyet ve farkındalık gerektirir. Bu gün ne yediğini yıllar sonra hatırlamayabilir, önemsemeyebilir. Bugün ona ektiğiniz duygu tohumlarının ise gelecekte karakterini, davranışını, inançlarını oluşturmakta olduğunu sık sık hatırlatın kendinize.

Çocuğunuzla sağlıklı bir iletişimi nasıl kurmalısınız?

Dönüp dolaşıp duygulara geliyor konu. Yaşamı çekirdek anıların, edindiğimiz bilgilerin, deneyimlerin bizde oluşturduğu duygular ile karşılarız. İletişim duygunun karşıya aktarım şeklidir. DEHB’nin sizin çocuğunuzda iletişimde nasıl bir etkisi olduğunu gözlemleyin. Ebeveynlerde kaygının yoğunluğu şeffaf görmeyi ve çözümü zorlaştırabiliyor.

DEHB’li çocuk sahibi bir anne şöyle yazmış bana :“ Hayat Eve Sığar, Gülsüm hanım biz sığmıyoruz.” Bir cümle ile ne çok şey anlatmış. Sevgili anne babalar, çocuk sahibi olmak, ebevynliğin getirdiği bütün sorumlulukları peşinen kabul etmektir. Çocuğunuzda DEHB’nini varlığı uzun soluklu bir koşu için startın verilmiş olmasıdır diyebiliriz. Yorulabilirsiniz, mola vermek isteyebilirsiniz, destek isteyebilirsiniz, sadece vazgeçmemelisiniz. Parklar, spor alanları, satranç kursları, resim, müzik aktiviteleri, çocuğunuzun nefes aldığı, sosyalleşmesine destek olan birçok paylaşıma ara verdik. Bu şu demek; sizin de ebevyn olarak benzer molalarınız askıya alındı. Okulların online eğitime dönüşmesi çocukların sadece akademik değil sosyal iletişim çevrelerini de sınırladı. Hepimizin ebevyn olarak tepki gösterdiğimiz sanal sosyal ağ, bugün bizlerin kullandığı sanal sokaklar, marketler, iletişim seçeneğimiz oldu. Yanlış mı? Tabi ki değil… Farkında olmamız gereken zamanımızın ne kadarını, ne amaçla ekranlarda geçirdiğimiz. İzlerken, izleniyorsunuz! Evde çalışmanın konforuna kapılmayın. Ne mi olur, siz ergenliğe dönerken, çocuğunuz da bebekliğe dönebilir. DEHB için zaman yönetimi kazanılması gereken becerilerden biridir. Zaman yönetimi, kurallara uyum sağlama, kazanımı sağlayan yeni alışkanlıklar edinme, iletişimin gelişmesi ile doğru orantılıdır. Davranışsal olumlu kazanımlar istiyoruz. Bunun için aile içinde pozitif iletişimi kurmalısınız. Kolay olmadığını bazen nabızların istem dışı hızlandığını biliyorum. Sadece korkuyu beslemeyin. Öfke bazen duygusal battaniyeniz olur, altına korku, endişe ve kaygı gibi duyguları saklayabilirsiniz. Çocuğunuz adına geleceği için kaygı, korku oluşturmayı seçmeyin.

Koçluk yaptığım 7-10 yaş grubu çocukların aileleri dışında haftada bir çocukların oyun alanına izinle dahil olurum. Oyunu o seçer, kuralları birlikte koyarız. Davranışsal eğitime yönelik hikaye kitapları okuruz birlikte. Sonra hikaye içindeki karakterin cümlelerini seçerim ve sorarım. “Ben bu cümleden bir şey anlamadım, ne anlatmak istemiş? Burada nasıl bir duyguya kapılmış ki? Sen hiç benzer bir duygu yaşadın mı? Nasıl tepki verdin, anlatmak ister misin? Biliyor musun ben küçükken…. “ ile başlayan bir hikaye bazen. Sonra anlatmaya başlar, o hafta okulda öğretmeniyle geçen bir diyalog, arkadaşı ile arasında yaşanan küçük tartışmalar, aile içi yaşanan anlaşmazlıklar. Konuşmanın devamı “ Söylemek istediğim bu değildi, kimseyi üzmek istemiyorum, beni anlamıyorlar “ ile devam edebiliyor. Buradaki duyguyu anlayıp, yapılandırmayla devam etmeniz en güzeli olur.

Koşulları değiştiremesek de fırsata dönüştürebiliriz; birbirinizi anladığınız çözüme yönelik bir iletişim için belki doğru zamandasınız. Evlerdeyiz, oyun alanlarına girin. Birlikte oyun kurun, kuralları birlikte oluşturun. Okunan masallarda, hikayelerde yaşanan duyguyu sorgulayın, onun anlatmasına izin verin. Çünkü kendindeki duygudur çoğu zaman. Çocuğunuzun geleceği için kendinizde merak oluşturun ve onu keşfedin. Meraklarınızı aktarın, hayallerini dinleyin. Basit kelime oyunları oynayın. Gökyüzünden zıplayarak yıldız toplayın, her zıplayışınızda nefes alıp verin. Sizinle oturarak nefes çalışmaları zor olabilir, ama siz çocuğunuzla zıplayarak nefes çalışabilirsiniz. İletişimi kestiğinde zaman verin, yaklaştığında o an yaşadığı duyguyu sorgulayın. Ve o duyguyu nasıl anlatsaydı size, sonuç istediği gibi olurdu? Burada desteğinize ihtiyacı var mı? Ve evet “ Biz buradayız, yanında, seni görüyor, duyuyor ve her halinle seviyoruz.” DEHB olsun olmasın çocuklarımızın duymaya ve inanmaya en çok ihtiyacı olan cümle. Ebevyn olarak çocuğunuza nasıl yaklaştığınızda size olumlu geri bildirim yapıyor? Hangi kelime, cümle, davranış, ortam iletişiminizde kısa devreye neden oluyor? Gözlemleyin.

Bugün, siz çocuğunuz için bir günlük tutun! Duygusal ve devamında davranışsal gelişimini, DEHB’nin çocuğunuzdaki olumlu kazanımlarını, desteğe ihtiyaç duyduğu alanları yazın günlüğünüze. Önceliklerini görün, değerlerini fark edin ve gelişimini izleyin.

Yazıma başlarken online eğitim ve bu süreci evde nasıl yönetebileceğiniz hakkında küçük ip uçları vermek istedim. Konu DEHB ve çocuk olunca duygular konusu bende öncelik kazanıyor. Uzun uzun yazmak istemesem de, uzun uzun anlatmak üzerinde durmak gerekiyor duyguların, duygularınızın. İki haftadır ayrı ayrı, küçük başlıklar oluşturdum, dört beş satırı geçmeyen açıklamalar. Yazmaya başlayınca içimdeki Gülsüm ortaya çıkıyor ve illaki bütüne odaklanıyor. Bu da benim kusurum, belki zamanla değiştirebilirim.

Online eğitim için birkaç ipucu diyelim; çalışma alanında çocuğunuzun dikkatini dağıtan görsellerin yerini değiştirebilirsiniz. Ses dikkati dağıtıyor ise sessizlik için destek verin. Uzun süre hareketsiz kalamayabilir ( uzun süre kavramı çocuğunuzun zaman algısına göre ) hareket alanı oluşturabilirsiniz.( koridorda 3 tur at devam edelim gibi ) Tekrar için dersi kayda alabilirsiniz. Çalışma saatleri oluşturabilir, çocuğunuzun odak süresine göre kısa süreli sık sık mola planlamaları yapabilirsiniz. Görevini tamamladığında kendisini ödüllendirmesini isteyerek, süreci keyifli hale dönüştürebilirsiniz.

Bir sonraki yazım da online ve yüz yüze eğitim üzerine olsun, bugün küçük öneriler ile başlangıç yapmış olalım. 

Hayat Eve Sığar, birbirimize şifa olmamız dileğiyle,

Sevgiler…

PAYLAŞ