Site icon Türkiye'nin Yeni Kadın Moda Dergisi – NYXmag

SARAY LEZZETLERİYLE SANATSAL BİR DENEYİM YAŞAMAYA HAZIR MISINIZ?

Yaşamımız boyunca ruhumuza iyi gelen ender deneyimler vardır. Sanat, edebiyat, seyahat, müzik, gastronomi, sizin ruhunuza en çok hangisi iyi geliyor? Örneğin, bir baklava yiyip oh be günüm güzelleşti dediğiniz kaç kere oldu? Olur ya, kendinizle bir tatlı sayesinde karşılaşırsınız, tanımadığınız yanınız ortaya çıkar belli mi olur. Jacques Torres’in Hayat Kısa Önce Tatlı Yiyin sözü adeta gözümde bu deneyimi canlandırdı. Bu deneyimler bize yeni bir bakış açısı kazandırırken dünyayı farklı bir gözle görmemizi de sağlar. Ancak bazı deneyimler var ki, size bir hikaye anlatmak, kendine hayran bırakmak, hayal gücünüzün sınırlarını zorlamak ve bir duyguyu aktarmak için gelirler. Onlar bir performans sanatı gibidir. Altında büyük bir ustalık ve emek taşırlar. Önce yaratacağınız eseri seçersiniz, sonra ise karşınızdakinin o eseri deneyimlemesini. Hikayesiyle, kültürüyle işte tam olarak o deneyimi hissedebileceğiniz Saray Lezzetlerinden başkası değil bahsettiğim. Şimdi o deneyimi hissedebileceğiniz sihirli bir değneğin sizi bir yerden alıp 1800’li yıllarda bir ortama bıraktığı bir deneyim hayal edin. Bir anda karşınıza baklavalar, lokumlar, badem ezmeleri ve akide şekerleri çıkıyor. Hazırsanız şimdi sizi tatlıların sadece bir tatlıdan ibaret olmadığını, yaşam tarzınızı nasıl bir adım öteye taşıyacak birer sanat eseri olduğunu fark edeceğiniz bir yolculuğa çıkarıyorum.

Hani bazı lezzetler vardır. Onları yerken adeta bir performans sanatının baş rolündeymişsiniz gibi hissedersiniz. Örneğin; baklavayı en iyi şekilde nasıl deneyimleyebilirim? Lokumun tarihi nasıl gelişti ve yayıldı? Akide şekerinin ve badem ezmesinin kökeni nasıldı? sorularına cevap niteliğinde bir deneyimden bahsetmek istiyorum. Şehrin önemli buluşma noktalarından biri haline gelen Galataport İstanbul, geçtiğimiz günlerde Galataport İstanbul Varlık Yönetimi ve Kiralama Genel Müdür Yardımcısı İrem Yücel Kaymak ile Pazarlama ve İletişim Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Bali ev sahipliğinde Saray Lezzetleri deneyim turu gerçekleştirdi. Saray Lezzetlerinin sanatla buluştuğu yolculukta, ülkemizde yüzyıllardır lezzet tarihine adını altın harflerle yazdırmış çok değerli köklü markalar var. Köşkeroğlu’ndan Ottoman 1860’a Şekerci Cafer Erol’dan Lokum Atölyesi’ne kadar saray mutfağının vazgeçilmezleri damak algınıza değil sanat algınıza hitap ediyor.

İŞTE SANATSEVERLER İÇİN YEMEK YERİNE SANAT ESERİ OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLECEK LEZZETLER!

BAKLAVA YEMENİN SIRRI

Köşkeroğlu Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Köşkeroğlu, baklavayı adeta bir performans sanatına dönüştürebileceğiniz detaylar hakkında bilgi veriyor. İyi bir tatlıyı yemeden önce ağzınızı su ile çalkalamanız gerektiğini belirtirken, bunun sebebinin tatlıdan sonra su içmenin uygun olmaması olduğunu vurguluyor.

Baklavayı elinize aldığınız zaman, önce hafif bir heyecan hissedersiniz. Ellerinizde hissedeceğiniz o muhteşem tatlı, binlerce yıllık bir geçmişi olan, Orta Doğu, Balkanlar ve Akdeniz Bölgesi’nde bir gelenek haline gelmiştir. Baklavayı ters çevirip üç parmağınızla tuttuğunuzda, dokusunun ince ve hassas olduğunu fark edersiniz. Üst katmanları gevrek, alt katmanları ise yumuşak ve lezzetli. Ağızda dağılan bu tatlıya karşı koyamazsınız. Kokladığınızda ise, içindeki tüm lezzetleri hissedersiniz. Ceviz, badem ve tereyağının harika uyumunu koklamak sizi mutlu eder.

LOKUM’UN TARİHİ

Kadir Akkent, Ottoman 1860 markasının sahibi olarak, Osmanlı’da “boğaz rahatlatan” anlamına gelen “Rahatı Halkum” olarak bilinen lokumun tarihini paylaşıyor. Lokumun tarihindeki en ilginç ürünlerden biri, altın kaplama ile süslenmiş olan lokum. Dünya ve Türkiye’de sadece Ottoman 1860’a ait olan Altın Kaplamalı Lokum, saray lezzetlerine ayrı bir boyut kazandırıyor.

‘‘Lokum, Milattan önce 226-652 yıllarına dayanan geleneksel bir Türk ürünüdür ve Anadolu’da 15. yüzyılda yapımına başlanmıştır. Popülerliği 17. yüzyılda artmıştır ve Arapça’da ilk olarak “Boğazı Rahatlatan” anlamına gelen “rahatı halkum” olarak adlandırılmıştır. Daha sonra “Rahat Lokum” olarak değiştirilmiş ve günümüzdeki adı olan “Lokum” olarak anılmaya başlamıştır.

Eski zamanlarda, lokum saray mutfaklarında un, bal ve pekmez karıştırılarak, kazanlarda altında odun ateşi yakılarak pişirilen bir üründü. Günümüzde ise şeker ve nişasta kullanılarak yapılıyor. Lokum’un faydaları arasında hızlı enerji sağlaması ve vücutta hızla yakılması, yara tedavisinde iyileştirici özelliği ile bilinir.’’ Kadir Akkent

BADEM EZMESİ, AKİDE ŞEKERİ VE ÇİKOLATA

Şekerci Cafer Erol, 1807 yılında Eminönü’nde başlayan ve 1945 yılında beşinci kuşak torunlarından Cafer Erol ile Kadıköy’e taşınan 200 yıllık bir hikayeye dayanan markadır. Bu süre içerisinde, Şekerci Cafer Erol, el işçiliğinin en yüksek seviyelerinde çikolata üretimi gerçekleştirdi ve ürünleri birer sanat eseri niteliğinde. Şirketin sahibi olan Nurtekin Erol, babasına yardım ederek işe başladı ve zamanla işletmeyi büyüttü. Şirket hala aile tarafından yönetilerek aile geleneği devam ettiriliyor.

Badem ezmesi ve akide şekeri, Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip olan geleneksel Türk tatlılarıdır. Badem ezmesi, özenle seçilen bademlerin şeker pancarından elde edilen şeker ile bir araya gelmesiyle oluşan uyumlu bir lezzet sunuyor. Badem ezmeleri tarihte önemli bir yere sahiptir ve tarih boyunca birçok kültürde tatlı olarak tüketilmiştir.

Akide şekeri ise, Osmanlı İmparatorluğu’nun saray mutfağının önemli bir parçası olan ve seçkin kesim tarafından tüketilen bir lezzettir. Geleneksel olarak, akide şekeri badem, ceviz veya fındık gibi malzemelerin şeker şurubu içerisinde pişirilmesiyle yapılır. İşlem sonucunda ortaya çıkan akide şekerleri, renkli ve şık bir görünüme sahip olup özellikle özel günlerde ikram edilir.

LOKUM ATÖLYESİ

Markanın İstanbul Bölge Müdürü İrfan Sarı, Lokum isminin Osmanlıca’da “Rahatı Halkum” kelimesinden türediğini söylüyor. Lokum, geçmişte boğaz ağrıları ve iltihaplarda kullanılan bir tedavi yöntemi olarak biliniyordu. Günümüzde ise, bu Osmanlı geleneğini sürdürerek mağazalarında ikram kavramını devam ettiriyorlar. Lokum deneyimi için mini atölye de bulunuyor. Kendi lokumunuzu yapabiliyorsunuz. Zereskli antep fıstıklı ve file antep fıstıklı ballı lokum, geleneksel lezzetlerin yanı sıra yeni tatlarla da zenginleştirilerek sunuluyor. Bu lezzetleri deneyerek, Osmanlı mutfağından günümüze kadar gelen bir tatlı deneyimini yaşayabilirsiniz.

Exit mobile version