Sosyal medyada “doğal botoks” iddiasıyla hızla yayılan yüz germe bantları, kırışıklıkları geçici olarak gizlese de kalıcı bir gençleşme sağlamıyor. Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal, bu ürünlerin bilimsel dayanağı olmadığını vurgulayarak cilt sağlığı açısından risklere dikkat çekiyor.
Son dönemde sosyal medya platformlarında yaygınlaşan yüz germe bantları, invaziv olmayan ve pratik bir çözüm sunduğu iddiasıyla estetik dünyasında yoğun ilgi görüyor. “Doğal botoks etkisi” söylemiyle pazarlanan bu ürünlerin, kırışıklıkları azalttığı ve yüzü daha genç gösterdiği öne sürülüyor. Ancak uzmanlar, bu tür uygulamaların kalıcı bir gençleştirme sağlamadığını ve cilt sağlığı açısından yanlış beklentiler oluşturduğunu belirtiyor.
Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal, yüz germe bantlarının etkisine ilişkin değerlendirmesinde, bu uygulamaların yalnızca geçici bir görsel iyileşme sunduğunu söyledi.
“Yüz germe bantları cilt üzerinde tamamen mekanik bir germe etkisi oluşturur. Bant ciltteyken kırışıklıkların görünümü azalabilir ancak bant çıkarıldığı anda cilt eski haline döner,” diyen Bal, bu yöntemin kalıcı bir gençleşme sağlamadığını vurguladı.
“UZUN VADEDE ÇÖZÜM OLMAZ”
Bu tür ürünlerin uzun vadeli çözüm olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Bal, düzenli kullanımın cilt sağlığı açısından riskler barındırabileceğini ifade etti.
“Yüz germe bantlarının faydalı olduğuna dair herhangi bir bilimsel çalışma bulunmuyor. Aksine, sık kullanımda ciltte tahriş, kızarıklık ve hassasiyet gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor,” diye konuştu.
Sosyal medyada hızla yayılan estetik trendlerin tıbbi gerçeklikle karıştırılmaması gerektiğini belirten Dr. Asel Seda Bal, bilinçsiz uygulamaların cilde zarar verebileceği uyarısında bulundu. “Cilt yaşlanması çok faktörlü bir süreçtir ve yüzeysel yöntemlerle yönetilemez. Bant gibi geçici çözümler yerine, bilimsel temele dayanan ve kişiye özel planlanan tedaviler tercih edilmelidir,” ifadelerini kullandı.
Daha güvenli ve uzun süreli sonuçlar için uzman görüşünün önemine işaret eden Bal, estetik uygulamalarda mutlaka hekim kontrolünün esas alınması gerektiğini de sözlerine ekledi.

