Site icon Türkiye'nin Yeni Kadın Moda Dergisi – NYXmag

Yüz Germe Cerrahisinde Yeni Nesil Yaklaşım: Endoskopik Yöntem

PAYLAŞ

YEDİTEPE Üniversitesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Mert Ersan, endoskopik yüz germe ameliyatının klasik yüz germe operasyonunun yüzde yüz alternatifi olmadığını belirterek, yöntemin özellikle belirgin cilt fazlalığı bulunmayan ve yüz dokularında yeni başlayan sarkmaları olan hastalarda uygulanabileceğini söyledi. Ersan, endoskopik yüz germede yaklaşık 3 santimetrelik kesinin saçlı deri içerisinde gizlendiğini belirterek, “Küçük bir kesiyle tüm yüzdeki ve boyundaki problemleri düzeltmemiz mümkün değil” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Mert Ersan, endoskopik yüz germe ameliyatının klasik yüz germe yönteminden en önemli farkının kesi yerinin konumu olduğunu ifade etti. Klasik yüz germede kesinin kulak önünden başladığını ve görünür olduğunu belirten Ersan, endoskopik yöntemde ise kesinin saçlı deri içerisinde, saç çizgisinin yaklaşık 2 santimetre gerisinde yapıldığını söyledi.
 

‘AMELİYATI 3 SANTİMETRELİK KESİDEN GERÇEKLEŞTİRİYORUZ’

Endoskopik yöntemde kullanılan kamera sisteminin cerraha dokuları büyütülmüş şekilde görme imkânı sağladığını belirten Mert Ersan, “En önemli fark aslında izin yerleşimi. Klasik bir yüz germede kesimiz kulak önünden başlar ve görünür bir vaziyettedir. Endoskopik yüz germede ise kesimiz saç içinde gizlidir, yaklaşık 3 santimetre uzunluğundadır. Endoskop yardımıyla bütün dokuları daha güzel bir şekilde, büyütmeli bir kamera sistemi vasıtasıyla görebiliyoruz. Dolayısıyla bu ameliyatı yaklaşık 3 santimetrelik bir izle, görünür bir kesi olmadan gerçekleştirebiliyoruz” dedi.

Ameliyat sırasında herhangi bir doku çıkarılmadığını ifade eden Ersan, “Saç içinden, saç çizgisinin yaklaşık 2 santimetre arkasından bir kesi yapıyoruz. Buradan yaptığımız kesiyle tüm yüz dokularını kameralı bir sistem vasıtasıyla görüntülüyoruz ve tüm ameliyatımızı buradaki 3 santimetrelik kesiden yapıyoruz. Ameliyat bittikten sonra kesimizi kapatıyoruz. Dolayısıyla yine görünmeyen bir yerde izimiz kalmış oluyor. Ameliyat ortalama 2, 2 buçuk saat sürüyor ama tabi ki işlemden işleme değişiyor” diye konuştu.
 

‘DOKULARI YUKARI DOĞRU BİR VEKTÖRLE ALIYORUZ’

Endoskopik yüz germenin etkisini anlatan Ersan, yaşlanmayla birlikte yüz dokularının yer çekiminin etkisiyle aşağı doğru hareket ettiğini belirtti. Klasik yüz germede dokuların daha dışa doğru çekildiğini, endoskopik yöntemde ise kesinin yukarıda olması nedeniyle dokuların yukarı yönlü hareket ettirildiğini kaydetti.

Ersan, “Dokuların yer değiştirmesi yaşlanma paternine uygun bir şekildedir. Ancak ‘endoskopik yüz germe daha doğaldır’ demek doğru bir yaklaşım değil. Burada aslında hastanın beklentileri önemli. Bazı hastalar sonuçların daha dramatik bir şekilde değişmesini isteyebilir. Dolayısıyla burada beklentiyi anlamak çok daha sağlıklı olacaktır. Ancak dokuların aşağı doğru yer değiştirdiğini düşünürsek, bu dokuların yukarı alındığı endoskopik yüz germe ameliyatı doğal bir sonuç verecektir” ifadelerini kullandı.

‘GENELDE 20-50 YAŞ ARASINDAKİ HASTALARDA UYGULANIYOR’

Endoskopik yüz germenin özellikle belirgin cilt fazlalığı bulunmayan hastalarda tercih edildiğini belirten Ersan, yöntemin genel olarak 20-50 yaş arasındaki kişiler için uygun olduğunu söyledi.

Ersan, “Endoskopik yüz germenin en güzel endikasyonu aslında 20 ila 50 yaş arasında ve bununla beraber bariz bir cilt fazlalığımızın olmaması. Bariz bir cilt fazlalığımız yoksa aşağı doğru sarkan tüm dokuları yukarı yönde yer değiştirebiliriz. Ancak bariz bir cilt fazlalığımız varsa klasik yöntemle bu dokuların çıkartılması çok daha uygun olacaktır” dedi.

Hastanın yaşının tek başına belirleyici olmadığını da vurgulayan Ersan, “Herkesin yaş alma paterni farklı. Bu ameliyatın en güzel endikasyonlarından bir tanesi kişiye özel planlanıyor olması. Bazı hastalarımız sadece yanak ve orta yüz bölgesinde bir değişim istiyor. Özellikle daha genç popülasyonda göz kenarlarında biraz değişiklik, badem göz estetiği ve kaş kaldırma estetiği isteyen hastalarımız var. Dolayısıyla hastanın beklentisine ve mevcut anatomisine göre karar vermek çok daha sağlıklı olacaktır” diye konuştu.

‘HASTALAR 3. HAFTADAN İTİBAREN SOSYAL HAYATLARINA DÖNEBİLİYOR’

Ameliyat sonrası iyileşme sürecine de değinen Ersan, yüzde ödem, şişlik ve renk değişikliklerinin görülebileceğini söyledi. Hastaların genellikle 1-2 hafta evde istirahat etmelerinin ardından üçüncü haftadan itibaren sosyal hayatlarına dönebileceğini belirtti.

Ersan, “Bu bir ameliyat, dolayısıyla ameliyat yüzde mutlaka bir travma yaratacaktır. Bir iyileşme sürecine ihtiyaç duyacaktır. Bu ameliyata bağlı olarak yüzde bir ödem, bazı renk değişiklikleri ve şişlik mutlaka bekliyoruz. Bunların iyileşmeye başlaması ve hastanın sosyalleşmeye başlaması ortalama 2-3 hafta arasında oluyor. Genellikle 1-2 hafta arasında bir evde istirahat sonrasında 3. haftadan itibaren hastalar sosyal hayatlarına dönebiliyorlar” ifadelerini kullandı.

İyileşme döneminde güneşten korunmanın da önemli olduğunu belirten Ersan, hastaların bu süreçte mümkün olduğunca güneşe maruz kalmamaları gerektiğini söyledi.

‘ENDOSKOPİK YÜZ GERME, KLASİK YÖNTEMİN YÜZDE 100 ALTERNATİFİ DEĞİL’

Endoskopik yüz germenin klasik yüz germe ameliyatının tamamen yerine geçmediğinin altını çizen Ersan, yöntemin özellikle cilt fazlalığı olmadan sarkan dokuların yukarı taşınmasına yönelik olduğunu söyledi.

Ersan, “Endoskopik yüz germe ameliyatı, klasik yüz germe ameliyatının yüzde 100 alternatifi değil. Bu ameliyat daha çok bariz bir cilt fazlalığı olmadan sarkan dokuların yukarı alınması ameliyatıdır. Bunun çok net anlaşılması gerekiyor” dedi.

‘BOYUNDAKİ CİDDİ SARKMALAR İÇİN BOYUN GERME GEREKİYOR’

Endoskopik yüz germenin boyun bölgesindeki ileri düzey sorunları tek başına çözmeyeceğini belirten Ersan, özellikle belirgin boyun bantları, “bulldog” görünümü ve kas gevşekliğine bağlı sarkmalarda boyun germe ameliyatının gerekebileceğini ifade etti.

Ersan, “3 santimetrelik kesiden bizim hedeflediğimiz bölge yüz bölgesi. Eğer boyunda ciddi bantlaşma varsa, belirgin bulldog görüntüleri mevcutsa ve ciddi anlamda kas gevşekliğine bağlı sarkmamız varsa bu ameliyat, kulak arkasından yapılan bir boyun germe ameliyatıyla yapılır. Endoskopik yüz germe oldukça etkili bir ameliyat ama genellikle üst, orta ve alt yüz bölgesinde yeni başlayan sarkmalar için etkili. Belirgin boyun problemleri için boyun germe ameliyatı da gerekiyor” diye konuştu.

Ersan, endoskopik yüz germenin küçük ve gizli bir kesiyle gerçekleştirilen, hastanın beklentilerine göre şekillendirilebilen bir yöntem olduğunu belirterek, ameliyat öncesinde hastanın beklentilerinin ve anatomisinin doğru değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. 

PAYLAŞ
Exit mobile version