Page 200 - NYXmag_SAYI_021
P. 200
Onun Adı Kıvrım
Bir zamanlar, rüzgarı sert, geceleri ise sessiz ve derin Gökyüzünden gerçekten kuru mamalar düşmeye
olan bir kasabada yaşayan tuhaf bir kedi vardı. başladı!
Adı Kıvrım’dı. Adını, kuyruğunun ucunun sürekli kıvrık
durmasından almıştı. Ama onu asıl farklı yapan şey bu Kıvrım şaşkınlıkla etrafa bakındı. Küçük kahverengi
değildi. Kıvrım, yazı yazmayı seviyordu. taneler, yumuşak bir yağmur gibi yere düşüyordu. O
an anladı—bu kalem sıradan değildi.
Evet, bildiğin gibi—bir kedi, yazı yazıyordu.
O günden sonra kalemi sakladı. Her gece, eski bir
Bir gün kasabanın eski kitapçısının önünde gezinirken duvarın dibinde, kimsenin görmediği bir köşede yazılar
yerde parlayan mavi bir tükenmez kalem buldu. yazmaya başladı. Önce küçük şeyler istedi:
Üzerinde küçük harflerle şöyle yazıyordu:
“Yazdıkların gerçeğe dönüşür.” “Bugün köpekler beni kovalamasın.”
Kıvrım önce aldırmadı. Ama merakı ağır bastı. Kalemi “En lezzetli mama bana denk gelsin.”
patileri arasına aldı ve yere eğilerek tozlu zemine bir
şeyler karaladı: “Yağmur yağarsa sığınacak yer bulayım.”
“Gökyüzünden kuru mama yağsın.”
Ve hepsi bir şekilde oluyordu.
Bir süre hiçbir şey olmadı. Kıvrım bıyıklarını
hafifçe oynattı, hayal kırıklığıyla arkasını dönmeye Zamanla daha büyük şeyler yazmaya başladı. Bir gece
hazırlanıyordu ki… “tık”… “tık”… “tık”… şöyle yazdı:
“Bu kasabada kimse üzülmesin.”
NYX
200

