Page 71 - NYXmag_SAYI_022
P. 71
Kedice
İnsanlar bizi nankör sanıyor. Hayır efendim. Biz Sonra gittiler.
sadece acele ediyoruz. Çünkü aynı mamaya göz diken
kargalar var. Ertesi gün mama yoktu. Adam yine simidini böldü.
İnsanların bazısı yardım eder. Bazısı yardım eder gibi
Bir de belediyenin çöp kamyonu. Bir de bizden daha görünür.
aç olan başka kediler. Hayat, belgesellerde anlatıldığı Aradaki farkı b
kadar romantik değil. iz kediler hemen anlarız.
Bir gün iki adam tartışıyordu. "Bunların hepsini Geçenlerde bir kadın telefonuyla benim fotoğrafımı
toplamak lazım." dedi biri. Öteki de başını salladı. çekti.
Ben hemen etrafa baktım. Herhâlde çöp yığınlarını
kastediyorlar diye düşündüm. Tam yedi dakika uğraştı. Sağdan... Soldan... Yakından...
Yok... Uzaktan...
Beni kastediyorlarmış. Garip doğrusu. Biz bugüne
kadar hiçbir toplantı yapıp "Şu insanları toplasak mı?" Ben de sabırla bekledim. Belki sonunda mama verir
demedim. diye.
Onlar bunu bizim için sık sık konuşuyor.
Vermedi.
Bir çocuk vardı. Ama fotoğrafın altına galiba "Can dostum." yazmış.
Her sabah yanıma otururdu. Konuşurdu. İnsan Ben okuyamıyorum. Serçe söyledi.
yavruları ilginçtir. Bizim onları dinlediğimizi sanırlar. Kuşlar yüksekten her şeyi görüyor.
Oysa biz daha çok seslerini dinleriz. Bir gün bana, İnsanların yazdıklarıyla yaptıkları arasındaki mesafeyi
"Babam yine bağırdı." dedi. Başımı dizine koydum. de...
Başka ne yapabilirdim? İnsanların yaralarını yalayacak
kadar uzun dilimiz yok. Şimdi yaşlandım.
Ama mırlayabiliyoruz. Bazen bir mırıltı, bin nasihatten Artık çatılara eskisi gibi çıkamıyorum.
daha iyi geliyor. O çocuk bunu biliyordu. Ben de Genç kediler bazen önümden koşarak geçiyor.
biliyordum. Onlara kızmıyorum. Gençlik biraz da gereksiz cesaret
Büyükler bilmiyordu.
demektir. Biz de öyleydik. Şimdi gölgede oturup
insanları seyrediyorum.
Sonra belediyeden geldiler.
Kafes kurdular. Mahalle karıştı. Kimi, "İyi oldu." dedi.
Kimi, "Yazık..." dedi. Hâlâ acele ediyorlar.
Hâlâ birbirlerine bağırıyorlar.
Hâlâ daha büyük evler yapıyorlar.
Ben ise kafesin içine konulan tavuğa bakıyordum. Ama birbirlerine ayıracak vakitleri gittikçe azalıyor.
İnsanların tuzakları çok lezzetli oluyor. Bizim için de... Kendileri için de...
İtiraf edeyim... Dayanamadım.
Yakalandım.
Geçen gün küçük bir kız yanıma oturdu.
"Adın ne?" diye sordu. Uzun uzun yüzüne baktım.
Veterinere götürdüler. Uyandığımda kulağımın ucu Sonra içimden güldüm. İnsanlar her şeyi isimle
kesilmişti. İlk başta sinirlendim. çözeceklerini sanıyor. Oysa ben yıllardır isimsiz
yaşıyorum. Beni tanıyan simitçi de biliyor. Mama
Sonra öğrendim ki bu kesik, insanların bazen bırakan teyzenin torunu da... O çocuk büyüdü, beni
gerçekten bir şeyleri düzeltmeye çalıştığının hâlâ görünce gülümsüyor.
işaretiymiş. Her yaptıkları yanlış değilmiş demek. Bu
da güzel bir bilgi.
Demek ki insanın adı unutulabiliyor. Ama yaptığı iyilik
unutulmuyor.
Yaşlandıkça insanları daha iyi tanıyor insan... Benim adım yok.
Pardon... Kedi.
Belki hiç olmayacak.
Mesela en çok bağıranlar, en çok korkanlar oluyor. En Ama bir gün yolunuz benim gibi bir sokak kedisiyle
sessiz duranlar ise cebindeki son lokmayı paylaşanlar. kesişirse, ona önce isim aramayın.
Bir adam vardı. Önce gözlerinin içine bakın.
Belki size teşekkür edemeyecek.
Üzerindeki mont eskiydi. Ayakkabısı yırtıktı. Her gün Belki peşinizden de gelmeyecek.
simidinin son parçasını bana verirdi. Ama o gün, dünyayı paylaşmayı yeniden hatırlarsınız.
İnanın bana...
Bir gün takım elbiseli iki adam geldi. Arabalardan Buna insanların biz kedilerden daha çok ihtiyacı var.
indiler. Fotoğraf çektirdiler. Bir torba mama döktüler.
NYX
71

