Covid-19 Erkeklerde Kısırlık Yapar mı?

Writer: NYX Magazine

Date: 10/07/2021

PAYLAŞ

Dünya tarihinin en vahim salgını olarak görülen ve yayılmaya devam eden Covid-19 pandemisinde uygulanmaya başlayan aşılar hepimizi umutlandırsa da bir süre daha bu tehditle birlikte yaşamak zorundayız. Bu süreçte endişe yaratan ve tüm dikkatlerin üzerine çekildiği solunum sisteminin yanı sıra virüsün, erkek üreme sistemi üzerinde de ciddi etkilerinin olduğu tartışılıyor.

Covid-19’un hayati organlar üzerindeki olumsuz etkilerinin bilindiğini, üremeye etkisi olup olmadığına ilişkin de dünyada birçok araştırma yapıldığını ifade eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç Dr. Emre Pabuçcu, Covid-19 enfeksiyonunun erkek üreme sistemi üzerindeki etkileriyle ilgili iddiaları değerlendirdi. 

Sperm üretimi üzerinde olumsuz etki yaratıyor

Koronavirüsün vücuttaki hedeflerinden biri ACE2 molekülüdür. Erkeklerde testislerde bulunan hücrelerin ACE2 özelliğinin çok yüksek oranda bulunmasını yapılan araştırmalar gösteriyor. Normal şartlar altında, kan ile testis arasında özellikle mikroplara ve ilaçlara bariyer görevi gören bir tabaka var. Bu tabaka bizleri birçok olumsuz durumdan koruyor. Ancak birtakım virüsler (ör: ZİKA, hepatit virüsleri, HIV) bu bariyeri aşabiliyor. Sonuç olarak da SARS-COV2 mikrobu da dahil birtakım viral hastalıklar testislerde izlenebiliyor. Dolayısıyla bu virüsün testisi hedef doku olarak seçip, birtakım yıkımlara sebebiyet verdiği ve genito-üriner sistem üzerinde olumsuz etkilere neden olduğunu gösteren çalışmalar var. 


Genç erkeklerin etkilenme ihtimali daha fazla

ACE2 özelliği, erkek testislerinde farklı yaşlarda, farklı miktarlarda görüldüğü ortaya çıkmıştır. 30 yaşın üzerindeki erkeklerde bu özellik daha yüksekken, 60 yaşın üzerinde testislerde ACE2 özelliğinin düştüğü görülmektedir. Bu nedenle genç hastaların testislerinin bu hastalıktan etkilenme ihtimali ileri yaştaki erkeklere göre daha fazladır. Bu virüs, özellikle orşit adı verilen testis iltihaplanmasını tetikleyebiliyor. 


Cinsel isteği, libidoyu da etkileyebilir

Testiste sadece sperm üretimi yapılmıyor; bu organda aynı zamanda erkeklik hormonu olan testosteron da üretiliyor. Testosteron üretiminin, virüse yakalananlarda yakalanmayanlara kıyasla ciddi derecede azalma olduğunu araştırmalar gösteriyor. Çalışmalarda testosteron/LH oranı dediğimiz ve testis hücrelerinin duyarlılığını gösteren bazı erkeklik hormonlarında Covid-19 hastalarında azalma olduğu bulundu. Bu durum bize, erkekte cinsel isteği, libidoyu da olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor. İlerleyen dönemlerde ve beraberinde de cinsel fonksiyon bozukluklarında sebebiyet verebileceği akla gelebiliyor. Hatta bu viral hastalık yaygın pıhtılaşma ile seyrettiği için, testis damarlarında tromboz adı verilen tıkanıklık durumlarına da sebep olabiliyor. 


Gebelik ihtimaline olan etkileri

Elimizdeki veriler Covid-19 taşıyan erkeklerin az bir kısmında virüsün meniyle atılarak cinsel yolla bulaş olabileceği kuşkusu uyandırıyor. Ancak özellikle PCR testi ile yapılan çalışmalarda, aktif hasta olan veya hastalıktan iyileşmiş bireylerde semen örneklerinde belirgin olarak virüse rastlanılmamıştır. Ancak yine de, tüp bebek yapılırken bu yönde tedbirlerin alınması önerilmekte. Yapılan bilimsel çalışmalarda, SARS-COV2 mikrobunun erkeklerde sperm özelliklerinde (örn: sayı-hareket) olumsuz durumlara yol açabileceği, özellikle de genetik hasar meydana getirebileceği belirtilmiştir.  


SARS-COV2 Aşıları Sperm Özelliklerini Olumsuz Etkiler mi? 

Elimizdeki mevcut bilimsel verilere bakarak bu yorumu yapmak mümkün değil. Oldukça yeni bir çalışmaya göre, aşı sonrasında sperm özellikleri değişmemiş. Ancak uzun dönem etkiler için zamana ihtiyaç var. 

Sonuç olarak, Covid-19 enfeksiyonunun üreme fonksiyonlarını bozabileceği kuşkusu devam ediyor. Ancak bunun ne oranda kısırlığa yol açacağını henüz bilmiyoruz. Bu hastalık dünya için hala önemli bir tehlike olarak devam ediyor. Daha ayrıntılı ve geniş çalışmalar ilerleyen dönemlerde ortaya çıkacaktır. Bugün için erkek üreme sağlığı açısından hastalıktan korunmak ve hastalık bulguları ortaya çıktığında sağlık kuruluşlarına başvurmak alınacak en önemli tedbirlerdendir.

PAYLAŞ