Küresel İklim Krizinden İlham Alan Sanatçılar

Writer: Fulden Karayel Okumuş

Date: 06/10/2021

PAYLAŞ

Dünya olarak stresli ve zor günlerden geçiyoruz. Pandemi, deprem, sel felaketi, müsilaj ve yangınlar derken sanki tarihin en kötü günlerine tanıklık ediyoruz. Hal böyle olunca hepimizin kendini iyi ve güçlü hissetmeye ihtiyacı var. “Peki kendimizi bu kaosun içinde nasıl iyi hissedebiliriz?” dediğinizi duyar gibiyim. Kimisi üreterek, kitap okuyarak, müzik dinleyerek, kimisi de sergi gezerek üstesinden gelmeye çalışıyor. Buna pek çok örnek verilebilir. Öyle ki ülkemizde bu zor süreçte sanat üreten ve küresel iklim krizine atıfta bulunan nice başarılı sanatçılarımız var. 

İşte o sanatçılar ve eserleri ;

  • Azade Köker: Çalışmalarında doğayı, kültürel bir yapı olarak müzakere eden Köker, insanlar tarafından müdahaleye uğramış bir doğanın görüntülerini yaratıyor ve bunları yüzeyde tekrar eden bir desen aracılığıyla tahlil ediyor. Sanatçı bu yılki Contemporary İstanbul’daki eseri Lockdown ile ise bütün dünyayı hareketsiz hale getiren ve binlerce insanın ölümüne neden olan epidemik felaket sonrası insanın ve bilimin doğaya teslimiyetini anlatmaya çalıştı. 
  • Ersin Han Ersin: Ersin Han’ın Odunpazarı Modern Müzesinde yer alan Ağaca Övgü ve Bir Hayvanın Gözünden eseri tam ormanlardaki yaşadığımız zor zamanları yansıtmıştı. Üç boyutlu yerleştirmeler Ağaca Övgü ve Bir Hayvanın Gözlerinden; izleyicinin ormanı kimi yerleşik sakinlerinin bakış açısıyla tecrübe etmesini sağlıyor. Marshmallow Laser Feast’in insanların doğayla bağını, bilimsel araştırmalarla yaratıcı vizyonu birleştirerek yeniden güçlendirme yolculuğunu sanatseverlerle buluşturuyor.
  • Viktor Lyagushkin ve Dmitriy Belenikhin: Küresel ısınma nedeniyle dünyada buzullar eriyor ve su kaynaklarında önemli sıkıntılar meydana geliyor. Canlı hayatını ve doğayı ciddi anlamda tehdit eden bu gibi olumsuzluklara dikkat çekmek amacıyla denizin altında fotoğraf sergisi açtılar. Sergideki fotoğrafları görmek isteyen ziyaretçilerin ise dalgıç kıyafetleri ve oksijen tüpleriyle su altında uzun süre kalmaları gerekiyor.
  • Elmas Deniz: Elmas Deniz’in Satın Almak İstediğim Ağaç adlı işinde 600 yıllık bir ağaç yer alıyor ve gayrimenkul parçasının görüntülenme şekline benzer bir şekilde görüntüleniyor. Alıcı adayının düşünceleri, ironik bir alt metinle beliriyor ve sahip olma çabası bir saçmalığa indirgeniyor.
  • Hale Tenger: Hale Tenger’in Geyiğin Aynası Büyü eserinde denizaltı pencerelerini andıran silindirlerin içinde, vakarlı bir geyikle karşılaşıyorsunuz. Geyiğin Aynası ismini Edip Cansever’in “Rüzgarların Dinlendiği Yer” şiirinden alıyor. Geyik motifi dünyanın değişik bölgelerindeki birçok farklı mitolojide büyü ya da lanet simgesi olarak karşımıza çıkar, diğer deyişle kimi zaman olumluyu, kimi zaman da olumsuzu işaret eder. Geyiğin Aynası Büyü bu iki zıt hali birden barındırıyor. Birincil olarak olumluyu, ikincil olarak ise olumsuzu duyumsamamıza ön ayak oluyor. Videodaki geyik ilk bakışta izleyicide bu büyülü ve ümit veren duyguları uyandırıyor olsa da daha derin soluklu bir bakışta geyiğin sadece sudaki kendi yansımasına bakmadığını, bir yandan da kuyunun dibinde olan bizlere baktığını fark etmemek mümkün değil.
  • Nadide Akdeniz: Nadide Akdeniz’in eserlerinde sıklıkla bitkiler, ağaçlar, yapraklar, sarmaşıklar, meyveler ve çiçeklerle yaşamaya ve hareket etmeye başlayan organik evreni göreceksiniz. Nadide Akdeniz’in fantastik-gerçekçi dünyasında sıradan yaşamın göstergeleri olarak beliren nesneler topluma, insana, zamana işaret eden semboller olarak varlık kazanır. Beyaz bir örtü, bir çaydanlık, bir şapka, demlik, sandalye, ayakkabı, manken ya da oksijen tüpünün düşünsel, psikolojik ve sosyo-kültürel açılımları yüklü metaforlar olarak resimlerinde yerini alır. Kimliğin kültürel yükleri, yaşamın dişil döngüsü, kadınlık, erotizm ve cinsellik konuları hiç de ürkek olmayan dişil bir sembolizm içinde kendini gösterir.
  • Salt Beyoğlu’nda gerçekleşen İklimcil: Mevsimler Sürüklenirken sergisi: İnsan faaliyetleri iklimleri değiştirirken nasıl beslenilmesi gerektiğini inceleyen iklimcil: Mevsimler Sürüklenirken, hem bir sergi hem de iş birliklerine dayalı bir kamu programı olarak SALT Beyoğlu’nda gerçekleştiriliyor. Etçil, hepçil, yerelci, vejeteryan ya da vegan beslenmeden farklı biçimde, iklimcil kavramı bir ürünün içerdiklerinden ziyade, gıda üretimi ve tüketiminin seyrini etkileyen alışılmadık mevsim koşulları ve iklim olaylarıyla ilişkisi üzerinden tanımlanıyor. Bugünün gıda altyapısı ve yeme içme alışkanlıklarını, sistemli bir sürekliliği olmayan, art arda yaşanmayan, aralarında bir bağlantı ve tutarlılık bulunmayan yeni kuraklık döngüleri, bozulmuş yağış düzenleri ve kıyı dönüşümleri şekillendiriyor.
  • Neyran Turan: İklim değişikliğinin getireceği sıkıntıları ve bunların çözüm yollarını inceleyen Neyran Turan, yeni bir mimari derken haklı olarak bunun kültürel ve politik bir bakış olduğunu da vurguluyor. İnsanoğlunun acımasızca bozduğu ekolojik sistemi, çevre ve iklim felaketlerini ve bunların nasıl geriye döndürülebileceğini çalışan Turan, pandemi başladıktan sonra projesini çok da değiştirmemiş, çünkü zaten pandemi bu sorunları görünür hale getirmiş. Bundan sonra da dünya hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak görüşünde.
  • Gülsün Karamustafa: Sanatçı 70’lerden 80’lerin başına dek Türkiye’de kırsaldan kente yaşanan yoğun göçün etkilediği, maddi ve görsel kültürde oluşan değişimi insan figürü üzerinden resmediyor.
  • Ahmet Duru: Ahmet Duru doğanın makro ve mikro manzaralarını farklı anlatım biçimleriyle sunarken, üretiminde çoğunlukla doğada yaptığı uzun yürüyüşlerden ve gözlemlerden yararlanıyor.
PAYLAŞ