2022’nin İlk Sergisine Gitmeye Hazır mısınız?

Writer: Fulden Karayel Okumuş

Date: 31/12/2021

PAYLAŞ

Sanatseverler 2022’de gezeceği sergiler için şimdiden oldukça heyecanlı. Benim gibi Yaz / Kış farketmeden sanatsal faaliyetleri kaçırmayanlar ve nerede olsa keşfe hazır olanlar eminim 2022’de hangi sergileri gezeceğiz diye liste yapmaya başlamışsınızdır. İki zorlu yılın ardından tekrar sanatla bir araya gelmek,  birlikte ‘’Bir Olmak’’ gerçekten de çok güzel. İşte tam da böyle bir sloganla yola çıkan  ruhunuza da çok iyi gelebilecek bir projeden bahsetmek istiyorum.

Begüm Güney’in küratörlüğünü üstlendiği ONE AKARETLER’de ; 27 bağımsız sanatçı ve yaklaşık 140 sanat eserini bir arada görebileceğiniz bir seçki hazırlanmış.  Benim favorilerim arasında Pınar Marul, Yağmur Çalış, Nergiz Yeşil, Yekatryna Grygorenko ve Aşir Can Turuthan’ın eserleri yer alıyor.  Yolunuz Akaretler’e düşerse 5 Ocak 2022’ye kadar no : 37-39 da bu şahane sergiyi ziyaret edebilirsiniz.

İşte One Akaretler’de dikkatimi çeken eserler ve hikayeleri ;

Yağmur Çalış

Metaztasız  bir sonraki, yer değiştirme anlamına gelen Yunanca bir kelimedir.

Sanatçının örgü işlere başlamasının sebebi köklerinden ve ailesinden gelen bir mesleğin sanatçı kimliği ile tekrar yorumlanmasından geliyor.

Küfecilik mesleği sanatçının üretimleri ile birlikte sepet formundan çıkıp mekan içine yayılan, entegre olan  istilacı baskın formlara büründüler. Yok olmaya yüz tutmuş bir olguyu kendi bağlamından koparıp başka bir bağlamda, kendi sanatsal bakış açısı ve üretim anlayışı ile yeniden yorumluyor ve bunu izleyici ile paylaşıyor.

Pınar Marul

Sanatçı üretiminde farklı canlılık olasılıklarını konu ediniyor. Sentetik materyallerle oluşturulmuş organik formlar ile bilim kurgu, fantezi dünyaları yaratıyor.

Nergiz Yeşil

Sanatçının Aynı Köken Farklı Türler “Diğer Olası Normaller” başlıklı serisi; Kümülatif yapılı olması ön kabulü ile tarih yazımının göreceliğine ve epistemolojiye alternatif bir zihinsel gerçeklik ortaya koyarak eleştiri getiriyor.

Eserler bütünde yeni spekülatif türü var etmek için kurgulanırlar. Kurgu; deri numuneleri, kemik referansları, fosil örnekleri ve soy ağacı bilgisi referansları içeren yapısıyla nadire kabineleri (cabinet de curiosités) tavrındaki dolaplar-alanlar ile teşhir edilir. Sözde türün bilgisini içeren kitaplarının paylaşılması (sanatçı kitapları) ile türün kurgusal-muhtemel paleontolojisini, izleyicinin zihninde bir paradigma kayması oluşturarak ortaya koyar. 

Aşir Can Turuthan

Sanatçı kimsenin bilmediği bir yerden, kimsenin tanımadığı bir canlı, dünyayı gözlemledi. Gördükleri karmaşık dünyayı anlamlandırmasına yetmedi. Yine de gözlemlerini aktarabilmek için bazı görseller topladı. Bu görseller çok iç içe geçmiş ve düzensizdi. Dünyanın karmaşasına karışma arzusu kendi sınırları içerisinde kısıtlı bir düzen getirse de bu görseller çok anlaşılamadı. Dosya bu şekilde kapandı. Ama renkleri bazen güzeldi… 

Yekateryna Grygorenko

Aslen Ukraynalı olup Türkiye’de yaşayan sanatçı kendine iki kültür ve iki kimlik kazandırmış ama aynı zamanda her iki kültürden de uzaklaştırarak bedenini, kimliğini sorgulamasına vesile olmuştur. Nasıl kadın olunur, nasıl erkek olunur, ne güzeldir, ne çirkindir, ne doğrudur, ne yanlıştır, ya da kime göre doğrudur, kime göre yanlıştır gibi birçok söylem tüm insanlarda olduğu gibi sanatçının da doğumundan beri kulağını çınlatmaktadır. Gerçek bir bilgi niteliği taşımayan ama belli başlı olan bu söylemler simgesel düzeni yani şu anda bulunduğumuz düzeni kurar. Ahlakın Soykütüğü Kitabında Nietzsche bu durumu destekler nitelikte bir söylemde bulunur; “Bazı ahlak biçimleri bir özneyi gerektirdiği için bu gerekliliğin bir sonucu olarak özneyi kurar” der. Nietzsche’nin bu söylediği aslında kimliğin ne kadar kaygan bir zeminde olduğunu göstermekte ve hayvanla aramızda oluşan sınırı net bir şekilde belli etmektedir. 

Bağımsız Sanatçıları ve İnsiyatifleri Destekliyoruz

Bu sergi ile birlikte bağımsız sanatçıları ve inisiyatifleri gelecek edisyonlar ile desteklemeyi hedeflediklerini söyleyen Kuratör Begüm Güney ile One Akaretler ve gelecek projeleriyle ilgili konuştuk…

Serginin ortaya çıkış hikayesinden biraz bahsedebilir misiniz?

Tabii, öncelikle Bilgili Holding ailesine sanat ve kültür projelerinin daha aktif yönetimi için katıldığımı belirtmek isterim. Bilgili Holding sanatın her alanında daha aktif bir rol üstlenmeye hazırlanıyor. Bugüne kadar birçok sanat projesine imza atan Bilgili Holding, ONE Akaretler sergisi ile; pandemiyle birlikte ortaya çıkan ekonomik, sosyo-kültürel etkiler sonucunda negatif etkilenen bağımsız sanatçıların ve inisiyatiflerin desteklenmesi düşüncesini kendine misyon ediniyor. Ticari anlamda zorlanan bağımsız sanatçıların ve kurumların, pandemi süreciyle birlikte zayıflayan keşfedilebilirlikleri üzerine yeni bir platform oluşturuyor. ONE Akaretler’in ilk edisyonu olan bu sergi ile birlikte bağımsız sanatçıları ve inisiyatifleri gelecek edisyonlar ile desteklemeyi hedefliyoruz.  Onlara görünürlük ve ulaşılabilirlik sağlayacak bir alan sunuyoruz. Her ne kadar sanatın dijitale taşınmasıyla bir çözüm yolu sağlansa da gerçek bir eserle birebir deneyime girmenin önemini göz önünde bulundurarak sanatçı, sanat izleyici ve koleksiyoner arasında fiziki bir buluşma ortamı yaratmayı arzuluyoruz. 

One Akaretler için küratöryel olarak nasıl bir pratik içinde çalıştınız?

Küratöryel pratikte öncelikle benim yakından ilgilendiğim iklim değişikliği, çevre kirliliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi sorunları kapsamlı düşünürken; ekolojik bağlamıyla sürdürülebilir veri (sustainable data) ve türler arası ve karşılıklı bağımlılık (co-dependence) gibi kavramlar üzerine düşünerek şekillenmeye başladı. Sonrasında bu kavramlar çevresinde ve insanlık için bu endişeyi taşıyarak şu anki üretiminde ya da daha önceki üretiminde bu konuları incelemiş ve üzerine üretim yapan sanatçılarla da iletişime geçerek şekillendi. 

Sergide en ilgi gören eser hangisi?

Buna cevap vermesi oldukça güç. Çünkü bireylerin ilgi alanlarına göre ilgi yoğunlukları farklılaşıyor. Sergide yer alan bütün eserler ve eserlerin birbiriyle etkileşimi hakkında inanılmaz olumlu dönüşler alıyoruz. Serginin küratörü olarak benim favorim hepsi diyebilirim. 

Bu projeyi gerçekleştirmek size nasıl hissettirdi?

Her proje bende inanılmaz bir mutluluk yaratıyor. O etkileşim ve 

serginin arka planında da kolektif olarak işleyen süreç büyük bir heyecan. Açılış gerçekleştikten sonra gelen olumlu dönüşler ve sanatçıların mutluluğu ile katlanıyor. 

Tüm bunların yanı sıra, Bilgili Holding’in sanatçıyı desteklemeyi ve güncel sanat üretimini desteklemeye dair misyon edindiği bu proje ile; sanatçıların galeristler, koleksiyonerler ve sanat izleyicisi ile geliştirdikleri ilişkiyi gözlemlemek, kariyerlerinde destek olmak mutluluk verici. 

Dijital sanata olan ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Oldukça önemli buluyorum. Pandemi dönemiyle birlikte hızlanan dijitalleşme ile oldukça fazla alan bulmaya başladı. Üstelik NFT dijital sanatı inanılmaz besliyor. Gelecek projelerde bu dönüşüme ve işbirliklerine eşlik edeceğiz. 

Gelecek projelerinizden biraz bahsedebilir misiniz?

Bilgili Holding ile yaklaşık 1.5 aydır, sene içerisinde gerçekleştireceğimiz projeler üzerine çalışıyoruz. Planların oldukça başındayız ama sene içerisinde gerçekleştireceğimiz projelerin çatı planının, sahipleneceğimiz kavramların ve yöneleceğimiz alanların belirlendiğini söylemek mümkün. Daha ziyade Bilgili Holding olarak şimdiden konuşmak yerine harekete geçtikçe daha fazla diyalog içerisinde olacağız. Ama kısaca, ONE Akaretler güzel bir başlangıç ve gelecek edisyonlarıyla bağımsız sanatçıları desteklemeye devam edecek bir platform. Dijitalde de görünürlüğü ve sürdürülebilirliği önemsiyoruz. Gelişmekte olan bu alanda da spesifik projeler gerçekleştireceğiz. Ayrıca önümüzdeki aylarda Artweeks Akaretler’in 6. Edisyonunu gerçekleştirmek için büyük bir hazırlık içerisindeyiz.

Bu edisyonda Akaretler’de yer alan yeni mekanlarda bize eşlik edecek gibi duruyor. Ayrıca sene içerisinde gerçekleştireceğimiz sanat projelerini, Bodrum Bodrum Kıyı Evleri ve Ritz Carlton Residences projelerimizde sanat projelerine alan açacağız.

PAYLAŞ