Bir Dileğin Ağırlığı

Writer: Sevil Balaban

Date: 26/05/2026

PAYLAŞ

Bir zamanlar, rüzgârı sert, geceleri ise sessiz ve derin olan bir kasabada yaşayan tuhaf bir kedi vardı. Adı Kıvrım’dı. Adını, kuyruğunun ucunun sürekli kıvrık durmasından almıştı. Ama onu asıl farklı yapan şey bu değildi.

Kıvrım, yazı yazmayı seviyordu.

Evet, bildiğin gibi—bir kedi, yazı yazıyordu.

Bir gün kasabanın eski kitapçısının önünde gezinirken yerde parlayan mavi bir tükenmez kalem buldu. Üzerinde küçük harflerle şöyle yazıyordu:

“Yazdıkların gerçeğe dönüşür.”

Kıvrım önce aldırmadı. Ama merakı ağır bastı. Kalemi patileri arasına aldı ve yere eğilerek tozlu zemine bir şeyler karaladı:

“Gökyüzünden kuru mama yağsın.”

Bir süre hiçbir şey olmadı. Kıvrım bıyıklarını hafifçe oynattı, hayal kırıklığıyla arkasını dönmeye hazırlanıyordu ki… “tık”… “tık”… “tık”…

Gökyüzünden gerçekten kuru mamalar düşmeye başladı!

Kıvrım şaşkınlıkla etrafa bakındı. Küçük kahverengi taneler, yumuşak bir yağmur gibi yere düşüyordu. O an anladı—bu kalem sıradan değildi.

O günden sonra kalemi sakladı. Her gece, eski bir duvarın dibinde, kimsenin görmediği bir köşede yazılar yazmaya başladı. Önce küçük şeyler istedi:

“Bugün köpekler beni kovalamasın.”

“En lezzetli mama bana denk gelsin.”

“Yağmur yağarsa sığınacak yer bulayım.”

Ve hepsi bir şekilde oluyordu.

Zamanla daha büyük şeyler yazmaya başladı. Bir gece şöyle yazdı:

“Bu kasabada kimse üzülmesin.”

Ertesi gün kasabada garip bir huzur vardı… ama bu huzur tuhaftı. İnsanlar üzülmüyordu ama gülmüyor da değildi. Herkes sanki duygularını kaybetmiş gibiydi. Kıvrım o zaman anladı: Her iyi niyetli dilek, iyi sonuç vermiyordu.

Kalemi kullanırken dikkatli olması gerektiğini fark etti.

Bir akşam, sokak lambalarının altında dolaşırken bir ağlama sesi duydu. Bu, artık nadir duyulan bir sesti. Sesi takip etti ve eski bir apartmanın önünde oturan küçük bir çocuk gördü. Elinde kırılmış bir oyuncak vardı.

Kıvrım sessizce yaklaştı.

Çocuk gözyaşlarını silerken onu fark etti.

“Sen de mi yalnızsın?” diye sordu.

Kıvrım cevap veremedi ama kalemiyle yere yazdı:

“Neden ağlıyorsun?”

Çocuk şaşırdı ama konuşmaya devam etti:

“Bugün doğum günüm… ama kimse hatırlamadı.”

Kıvrım’ın kalbi sıkıştı. Kalemi aldı ve dikkatlice yazdı:

“Bu çocuk hayatının en güzel doğum gününü yaşasın.”

Bir an her şey durdu.

Sonra apartmanın kapısı açıldı. İçeriden ışıklar yayıldı. Çocuğun annesi elinde pasta ile çıktı. Arkasından komşular, arkadaşlar… Herkes oradaydı. Balonlar, kahkahalar, sürprizler…

Çocuk şaşkınlıkla gülümsedi.

Kıvrım biraz uzaktan izledi. Bu kez içi rahattı. Yazdığı şey tam olması gerektiği gibi olmuştu.

Ama bu durum uzun sürmedi.

Kasabada söylentiler yayılmaya başladı:

“Dilekleri gerçekleştiren bir kedi var.”

İnsanlar Kıvrım’ı aramaya başladı. Herkesin bir isteği vardı. Daha çok para, daha çok güç, geçmişi değiştirme arzusu…

Kıvrım saklandı.

Çünkü bu kalemin gücünün tehlikeli olduğunu biliyordu.

Bir gece, kasabanın en zengin adamı onu buldu. Elinde bir taşıma kutusu vardı.

“Demek sensin,” dedi. “Benim için bir şey yazacaksın.”

Kıvrım kaçmaya çalıştı ama yakalandı. Adam kalemi önüne koydu:

“Şunu yaz: ‘Bu kasabanın en güçlü ve en zengin kişisi ben olayım.’”

Kıvrım kaleme baktı. Yazarsa ne olacağını biliyordu.

Bir an düşündü.

Sonra yazdı.

Ama adamın dediğini değil.

“Gerçek mutluluk, kimseye zarar vermeden yaşanır.”

Bir anda sert bir rüzgâr esti. Kutunun kapağı açıldı. Adam geri sendeledi. Kıvrım hızla kaçtı.

Ertesi gün kasabada ince bir değişim vardı. Hayatlar aynıydı… ama insanlar biraz daha yumuşaktı. Birbirine karşı daha anlayışlı.

Zengin adam bile.

Kıvrım o gün kalemi toprağa gömdü.

Çünkü bazı güçler, iyi niyetle bile olsa, insanı zor seçimlere sürüklüyordu.

Kalemi gömerken içinden bir düşünce geçti:

“Belki de en büyük güç, her istediğini gerçekleştirmek değil… neyi gerçekleştirmemeyi seçmektir.”

Kuyruğunu hafifçe salladı, geceye karıştı.

Ve o günden sonra kasabada bazen açıklanamayan şeyler oldu.

Ama kimse bunun, bir kedi ve eski bir tükenmez kalemle ilgisi olduğunu asla kesin olarak bilemedi.

PAYLAŞ