Writer: NYX Magazine
Date: 05/10/2026
Türk Kanser Derneği, Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında; erken tanı, zamanında tedavi ve hasta desteğinin önemine dikkat çekmek için basın toplantısı düzenledi. CVK Park Bosphorus Hotel’de gerçekleştirilen toplantıya alanında uzman doktorların yanı sıra sanatçı Betül Demir, oyuncu Perihan Ünlücan, sunucu Yağmur Kalyoncu ve çok sayıda basın mensubu katıldı.
Türk Kanser Derneği, Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında 5 Ekim 2026 tarihinde Rent Go’nun ulaşım sponsorluğunda, CVK Park Bosphorus Hotel’de düzenlediği basın toplantısında, meme kanserinde erken farkındalığın, zamanında tanı ve tedavinin önemine dikkat çekti. Toplantıda Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duruman ile tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi ve genel cerrahi alanlarında uzman hekimler meme kanserine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Dünya Sağlık Örgütü’nün 2024 yılı verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon kadına meme kanseri tanısı konuldu ve 694 bin kadın bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. 2024 yılı itibarıyla yaklaşık 8,2 milyon kadın meme kanseri tanısı ile yaşamını sürdürüyor.
Meme kanserinde hastalığın erken fark edilmesi, zamanında tanı ve kapsamlı tedaviye erişim, hastalığın sonuçlarının iyileştirilmesinde önemli rol oynuyor. Dünya Sağlık Örgütü de meme kanseriyle mücadelede erken farkındalık, zamanında tanı ve kapsamlı tedaviyi temel başlıklar arasında değerlendiriyor.
“Erken fark etmek ve hastayı yalnız bırakmamak hepimizin ortak sorumluluğu”
Toplantıda konuşan Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duruman, meme kanserinin yalnızca sağlık alanının değil, toplumun tamamının gündeminde olması gereken önemli bir konu olduğunu belirtti.
Meme kanserine ilişkin rakamların arkasında kadınların, ailelerin ve değişen yaşamların bulunduğuna dikkat çeken Duruman, mücadelenin yalnızca hastalığın tedavisiyle sınırlı tutulmaması gerektiğini vurguladı.
Türk Kanser Derneği olarak kanserle mücadeleyi bütüncül bir yaklaşımla ele aldıklarını belirten Duruman, hastaların ve ailelerinin tedavi sürecinde karşılaşabilecekleri psikolojik, sosyal ve ekonomik güçlüklerin de önem taşıdığını ifade etti.
Duruman, erken farkındalık, sağlık hizmetlerine zamanında erişim ve tedavi sürecinde hastaların yalnız bırakılmamasının meme kanseriyle mücadelede ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, tüm kadınları sağlıklarını ertelememeye ve kendileri için önerilen sağlık kontrollerini aksatmamaya davet etti.
Uzmanlardan meme kanserinde erken tanı ve tedavi mesajı
Basın toplantısında Prof. Dr. Yeşim Eralp, Prof. Dr. Berrin Pehlivan ve Doç. Dr. Aylin Hande Gökçe de meme kanserine ilişkin uzmanlık alanları doğrultusunda değerlendirmelerde bulundu.
Prof. Dr. Yeşim Eralp – Tıbbi Onkoloji
Prof. Dr. Yeşim Eralp, meme kanserinde erken tanının tedavi sürecindeki önemine ve hastalığın farklı özelliklerine göre tedavinin kişiselleştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Meme kanserinin tek tip bir hastalık olmadığını, hastalığın biyolojik özellikleri ve evresinin tedavi planının belirlenmesinde önemli rol oynadığını vurgulayan Eralp, günümüzde tıbbi onkoloji alanındaki gelişmelerle birlikte hastalara yönelik tedavi seçeneklerinin çeşitlendiğini belirtti.
Erken evrede tanı konulmasının tedavi planlaması açısından önemli avantajlar sağlayabildiğine dikkat çeken Eralp, kadınların sağlık kontrollerini yaş, kişisel risk ve hekim önerileri doğrultusunda sürdürmelerinin önemini vurguladı.
Prof. Dr. Berrin Pehlivan – Radyasyon Onkolojisi
Prof. Dr. Berrin Pehlivan, meme kanseri tedavisinin yalnızca tek bir yöntemden oluşmadığını, hastalığın özelliklerine ve kişinin ihtiyaçlarına göre farklı tedavi yöntemlerinin birlikte değerlendirildiğini belirtti.
Radyoterapinin, uygun hastalarda meme kanseri tedavisinin önemli bileşenlerinden biri olduğunu ifade eden Pehlivan, tedavi planının hastalığın evresi, tümörün özellikleri ve uygulanan cerrahi gibi birçok faktör dikkate alınarak oluşturulduğunu vurguladı.
Günümüzde radyasyon onkolojisindeki teknolojik gelişmeler sayesinde tedavinin daha hassas şekilde planlanabildiğine dikkat çeken Pehlivan, amaçlarının kanserli bölgeyi hedeflerken çevredeki sağlıklı dokuları mümkün olduğunca korumak olduğunu belirtti.
Pehlivan, meme kanseri tedavisinde cerrahi, tıbbi onkoloji ve radyasyon onkolojisinin bir arada değerlendirilmesinin, hastaya uygun tedavi planının oluşturulması açısından önemli olduğunu ifade ederek, tanı alan kadınların tedavi süreçlerini hekimleriyle birlikte ve bütüncül bir yaklaşımla yürütmelerinin önemine dikkat çekti.
Doç. Dr. Aylin Hande Gökçe – Genel Cerrahi
Doç. Dr. Aylin Hande Gökçe ise meme kanserinde erken başvurunun ve doğru değerlendirme sürecinin önemine dikkat çekti.
Memede veya koltuk altında ele gelen kitle, meme cildinde veya meme başında meydana gelen değişiklikler, meme şeklinde ortaya çıkan farklılıklar gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Gökçe, her değişikliğin kanser anlamına gelmediğini ancak şüpheli bulguların mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Meme kanseri tanısı alan hastalarda cerrahi tedavinin, hastalığın evresi ve özelliklerine göre multidisipliner tedavi planının önemli bir parçası olduğunu belirten Gökçe, erken başvurunun tanı ve tedavi sürecinin zamanında başlaması açısından önem taşıdığını vurguladı.
Amaç korku yaratmak değil, doğru zamanda harekete geçmek
Türk Kanser Derneği, Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yürüttüğü çalışmalarla meme kanserine ilişkin doğru bilginin toplumun geniş kesimlerine ulaştırılmasını ve erken tanı konusunda farkındalığın artırılmasını amaçlıyor.
Meme kanserinde memede veya koltuk altında ele gelen kitle, meme başında ya da ciltte değişiklik ve memede şekil farklılığı gibi belirtilerin fark edilmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşıyor.
Türk Kanser Derneği, meme kanseri konusunda farkındalığın yalnızca Ekim ayıyla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekerek, kadınları kendi sağlıklarını ertelememeye, kendileri için önerilen kontrolleri düzenli olarak yaptırmaya ve sağlık profesyonellerinin önerilerini takip etmeye davet ediyor.
Türk Kanser Derneği olarak mesajımız açık: Amaç korku yaratmak değil; doğru bilgiye, erken farkındalığa ve sağlık hizmetlerine zamanında erişimin önemini hatırlatmak.