Writer: NYX Magazine
Date: 20/10/2026
Zeytinyağı alanındaki uzmanlığıyla 1878’den bu yana tüketicilerini eşsiz tat ve kokudaki, yüksek kalite standartlarına sahip ürünlerle buluşturan Komili’nin geleneksel zeytin hasadı, 16-18 Ekim tarihlerinde Ayvalık’ta gerçekleştirildi.
“Kuşaklar Boyu Yaşasın Diye” söylemiyle zeytinyağının bu topraklarda yarattığı köklü kültürü yaşatmak adına gelenekselleşen Komili Zeytin Hasadı’nın bu seneki kahramanları, Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü’nde eğitimlerini tamamlayan kadın zeytin çiftçileri oldu.

Hasat kapsamında, Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü projesiyle desteklenen kadın zeytin çiftçilerinin bahçelerinden bin bir emekle elde ettiği “Kadın Çiftçilerimizden Komili Filtresiz” zeytinyağı da ilk kez tanıtıldı. 2026 Birleşmiş Milletler Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında hayata geçirilen ürün, kadınların tarımdaki emeğini ve gücünü görünür kılmayı amaçlarken, etkinlik kapsamında düzenlenen fotoğraf sergisi de kadın zeytin çiftçilerinin hikâyelerini, üretim süreçlerini ve zeytin kültürünün yaşatılmasındaki rollerini gözler önüne serdi.

Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü’nde eğitimlerini tamamlayan ve proje kapsamında desteklenen kadın zeytin çiftçileri, kendi hikâyelerini ve eğitim sürecinde edindikleri deneyimleri konuklarla paylaşarak bu birikimi üretimlerine ve günlük çalışmalarına nasıl yansıttıklarını anlattı. Zeytinler dalından toplanırken bahçede kurulan hasat sofrasında, konukların birlikte dövdüğü ve odun ateşinde pişirilen Anadolu mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden keşkek öne çıktı. Hasatta toplanan zeytinler sıkım tesisine götürülürken burada zeytinyağına dönüştürülen zeytinler, sıkımın ardından şişelendi.

Hasat akşamının yemeğini hazırlayan Şef Duran Özdemir, toprağın, zamanın ve zeytinin izini süren hikâyeler eşliğinde konuklara özel bir gastronomi deneyimi sundu.
Bunge Türkiye Ülke Lideri Ufuk Doğan, misafirlere katılımları için teşekkür ederek başladığı Komili Zeytin Hasadı kapsamında yaptığı konuşmasında; “Komili Zeytin Hasadı, yıllar içinde gelenekselleşerek markamızın kimliğiyle özdeşleşen çok özel bir buluşma. Bizim için hasat, yalnızca yeni sezonun başlangıcını değil, Anadolu’nun binlerce yıllık zeytin ve zeytinyağı kültürünü, bu toprakların bereketini ve üretimin ardındaki emeği birlikte deneyimlediğimiz değerli bir yolculuğu temsil ediyor. Ayvalık’ın doğasından, toprağından ve ikliminden beslenen bu köklü mirası korumayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı, ‘Kuşaklar Boyu Yaşasın Diye’ yaklaşımımızın temel bir parçası olarak görüyoruz.

Bu anlayışla sürdürülebilirliği tek bir projeyle sınırlamıyor; doğal mirasımızın korunmasından bilginin yeni kuşaklara aktarılmasına, üreticilerin güçlenmesinden toplumsal faydanın yaygınlaştırılmasına uzanan bütüncül bir yaklaşımla hareket ediyoruz. 2018 yılından bu yana sürdürdüğümüz Anıt Ağaç Projesi kapsamında bugüne kadar 25 milyonun üzerinde zeytin ağacını taradık; 311 anıtsal ve korunmaya değer zeytin ağacını tespit ederek haritalandırdık ve tescil ettirdik. Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürüttüğümüz ‘Köklerimizdeki Bilgiyi Geleceğe Aktarıyoruz’ projemizle de çocukların erken yaşta bilinçli tüketim, sağlıklı beslenme ve sürdürülebilirlik konularında farkındalık kazanmalarını hedefliyoruz.

Üretimin geleceğini şekillendiren en önemli unsurlardan biri olan üreticileri desteklemek de bu yolculuğun ayrılmaz bir parçası. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü kapsamında bugüne kadar 339 kadın zeytin çiftçisinin eğitimlerini tamamlamış olması bizim için çok değerli. Bu yıl, eğitimlerini tamamlayan kadın çiftçilerimizin kendi bahçelerinden elde edilen zeytinlerle hazırlanan ‘Kadın Çiftçilerimizden Komili Filtresiz’ zeytinyağını tüketicilerimizle buluşturmak, onların emeğini, bilgisini ve üretimdeki gücünü görünür kılmak açısından ayrı bir anlam taşıyor. Bu ürünü, 2026 Birleşmiş Milletler Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı’nda kadınların tarımdaki katkısını kutlamanın ve desteklemenin anlamlı bir yolu olarak görüyoruz.

Komili olarak inanıyoruz ki köklü bir mirası geleceğe taşımak, yalnızca onu korumakla değil, o mirası yaşatan insanları güçlendirmek ve yeni kuşaklarla buluşturmakla mümkün. Zeytin ağaçlarımızın, zeytinyağı kültürümüzün ve üretimin ardındaki emeğin kuşaklar boyunca yaşamaya devam etmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.