Bitki Ressamlığının Yükselişi

Writer: Fulden Karayel

Date: 29/03/2021

PAYLAŞ

Işık Güner
Bitki Ressamı
Röportaj: Fulden Karayel fulden.karayel@nyxmag.com

Sanat dünyasında son günlerde çok konuşulan adeta ruhumuzu tazeleyecek bir sanat dalından bahsediliyor. Sanatla bitkinin birleşiminden ortaya çıkan şaheserler ve yükselişe geçen sanat dalı Bitki Ressamlığı gerçekten de konuşulmayı hak ediyor. Ülkemizde bu sanatın öncülüğünü yapan nice sanatçılar var ve uzun yıllardır bu konuda eserler veriyor, eğitim faaliyetleri yürütüyor, sergilere katılıyor ve kitaplar yayınlıyorlar. Onlardan biri Bitki Ressamı Işık Güner.

Dünyanın birçok noktasında yabani bitkileri resmetmiş ve bitki koruma projelerinde yer alan bir sanatçı o. Hatırlayacağınız üzere en son Evin Sanat Galerisi’nde Doğanın Detaylarını Görmek adlı kişisel sergisinde işlerini görmüştük. Işık Güner’in Dibujo De Botánica (Botanical Illustration From Life) kitabında yer alan çalışmalarının ve elliyi aşkın yapıtının izleyicilerle buluştuğu sergide, sanatçının bir resmin sadece son hâlini değil, çizim denemeleriyle, eskizleriyle, renk denemeleriyle bir resmi tamamlamak için izlediği yolu sanatseverlerle buluştu. Bu arada bu kitap Türkiye’de bilimsel bitki resmini teknikleri ile anlatan ilk kitap olma özelliğini taşıyor. Bitki Ressamlığının detaylarını Işık Güner ile konuştuk.

Sanatınızı bize nasıl anlatırsınız?

Bilimsel bitki resimleri yapıyorum. Sanat ile bilimin buluştuğu çok güzel bir nokta diyebilirim. Bitkileri birebir resmederek, boyutlarını da ölçüp biçerek bitkinin türün betiminde yazan özelliklerini göz önünde bulundurarak bir bitkinin bütün karakteristik özelliklerini resimlerimle anlatmaya çalışıyorum.

Bitki ressamlığının kuralları var mıdır? Ne gibi özellikler gerektirir?

Bitki ressamlığı ve bitki resimleri kendi içinde ayrılıyor. Estetiğin daha ön planda olduğu resimler var, bir de benim yaptığım gibi bilimsel bitki resimleri var. Bilimsel bitki resimlerini yapıyorsak eğer en temel bir kural var o temel kural da bitkiyi birebir çiziyorsunuz. Çok fazla yorum katmıyorsunuz. Yani bitkinin özellikleri neyse onları göstermeye çalışıyorsunuz. Kompozisyon size ait oluyor. Kompozisyonla uğraşabilirsiniz ama bilgi vermeye çalışıyorsunuz. O tür ile ilgili resmini yaparak o türü anlatmaya çalışıyorsunuz. O yüzden temel kural bitkinin kendisine sadık kalmak ve bir takım özelliklerini değiştirmeden birebir resmetmek oluyor.

Bir çiçeği veya bitkiyi en doğru ne zaman resmedersiniz?

Bir bitkiyi en doğru çiçeklenme döneminde resmedersiniz.Hangi bitkiyi ve hangi türü resmedeceksem onun en doğru zamanı çiçek açtığı ve taze çiçeği formunu bulduğu zamandır. Bu genelde bahar ayları oluyor. Ocakta ve Şubatta açan çiçekler de var. Hangi resmi yapıyorsanız onun dönemi önemlidir. Ben bu bitkiler çiçek açtığı zaman bitkiye bakarak birebir eskiz çalışmaları hazırlıyorum. Resmi tamamlamam daha sonra oluyor. Elimde yeterince bilgi topladıktan sonra eskiz çalışmaları, fotoğraf, renk denemeleri ve ölçülerini alıyorum. Daha sonra birebir ön araştırmamı yapıyorum. Bunları yaptıktan sonrada elimde bir sürü malzeme oluyor. Ana resme başlayıp son haline getirmem daha sonra gerçekleşiyor.

En çok hangi bitkileri resmetmeyi seviyorsunuz?

Çok özel, spesifik bir bitkiden bahsedemeyeceğim özellikle ‘‘Şunu resmetmeyi seviyorum’’ gibi. Bitki resmi yapmaya başladığınız zaman bitkinin detaylarına bakarak çok fazla vakit geçiriyorsunuz. Orası, burası, şurası derken bitkinin bir detayı muazzam güzellikte olabiliyor. İlk başta göze çarpmayan bitkinin bile çok acayip özellikleri, detayları, yaprağının altı, öteki yaprağının sapa bağlanma şekli gibi detaylar çok güzel ve ilgi çekici olabiliyor. Bakmaya başladıktan sonra bunları görebiliyorsunuz. O yüzden ben genel olarak bütün bitkileri seviyorum ve öyle özel bir ayrımım yok. Ama son zamanlarda Resimli Türkiye Florası Projesi ile beraber özellikle İrisleri çalışmaya başladık. Bol bol iris resmi yapıyorum. Bunlardan en sevdiklerim de ‘‘Alacakurtkulağı’’ diye Van’da yetişen bir bitkidir. Onun resmini çok keyif alarak yapmıştım.

Hangi araç gereçlerle çalışıyorsunuz?

Suluboya ile, kağıt üzerine suluboya yapıyorum.

Türkiye’de ”Bitki Ressamlığı”na ilgiyinasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de bitki ressamlığına ilgi oldukça fazla. 2006 yılından beri Türkiye’de dersler veriyoruz. Hala devam ediyor. İlk gerçekleştirdiğimiz kurstan beri hiç boş geçen ders olmadı. Bitki ressamları çığ gibi büyüdü. Bu sayede şu an ‘‘Resimli Türkiye Florası’’ projesini yapabiliyoruz. Bu projede yer alan otuza yakın aktif ressamımız var. Ressamlarımız bilimsel bitki resimleri yapıp flora projesini hazırlıyorlar.

Bitki ressamlığı alanında aldığınız ödüller olduğunu biliyoruz. Ödüllerinizden biraz bahsedebilir misiniz?

2010 ve 2014 yıllarında gerçekleşen RHS kısaltmasıyla Londra’da yapılan ‘‘Kraliyet Bahçıvanlık Derneği’’adlı bir sergi vardı. O yıllarda katıldığımda ikisinde de altın madalya ve serginin en iyi resmi ödülünü aldım. Edinburg’da Biscot adında başka bir uluslararası sergi yapıldı. Bu sergiye dünyanın her yerinden gelenler oluyor ve sergiye katıldıktan sonra da bir jüri var ve jüri sizin resimlerinizi değerlendiriyor ve ödüller veriyor. Biscot’a da aynı şekilde iki kere katılmıştım ve ikisinde de altın madalya kazanmıştım. Bir de 2012 yılında ‘‘Mary Mendum’’ diye özel bir ödül almıştım.

Bir bitkiyi analiz ederken nelere dikkat ediyorsunuz?

Bitkinin betimleri oluyor. Örneğin; botanikçiler bir bitki türünün betimini hazırlıyorlar. Bu türün şu özellikleri vardır, diğerinden farkı şudur gibi her türün betimini hazırlıyorlar. O betimi okuyup canlı örneği önüme alıyorum. O betimle canlı örneği kıyaslıyorum. Canlı örneğe sadık kalıyorum. Gördüğümüz ile betim arasında bazı farklılıklar olabiliyor ama belli kriterlere uyarak resmimin o betimle uymasına dikkat ediyorum. Bazen aldığınız bitki örneği ile o türün betimi çok farklı olabiliyor, ama mümkün olduğunca o türü anlatan tipik örneği bulup resmetmeye çalışıyorum. Dikkat ettiğim kısım ise betimde yer alan türün karakteristik özelliklerini açık ve net bir şekilde resimlerimde ifade edebilmek oluyor.

Türkiye’de sayılı olarak yetişen endemik bitkilerden resmettiğiniz en ilginç bitki hangisiydi?

Türkiye’nin bitkisi olan ‘‘Yitik Lale’’ adlı bir bitki var. Yittiği için yok ve doğada bulunmuyor. Yüz yıl önce birileri bu bitkiyi toplamış ve Türkiye’nin bir bitkisi olarak kaydı var. Ben bu bitkiyi Londra’da gerçekleşen ‘‘Chelsea Flower Show’’da gördüm. Birisi yetiştiriyordu. Yitik Lale artık kendi doğal ortamında olmadığı için bahçelerde ve botanik bahçelerinde yetişiyor. Orda onu görünce tabi fırsatı kaçırmamak adına bitkiyi oradan alıp resmini yapmıştım. Bu bitkiyi görmek benim için oldukça keyifliydi. Ben bu arada sadece endemik bitkileri çiziyorum gibi bir durum yok.

Bir bitkiyi resmetme süreciniz nasıl gelişiyor? Nelerden ilham alıyorsunuz?

Benim tek bir ilham kaynağım var o da bitkilerin kendisidir. Resmetme süreci şöyle oluyor; önce hangi bitkiyi resmedeceğime karar veriyorum. Yani genelde benim işlerim dağda bayırda gezerken ‘‘Ay ne güzel çiçekmiş! Şunun resmini yapayım’’ gibi olmuyor. Belli bir proje oluyor. Bu proje büyük bir proje olmak zorunda değil. O tür ne zaman çiçekleniyor, nerde açıyor, nereye gitmem lazım gibi soruların cevaplarını öğreniyorum. Örneğin; Bir bitkinin resmini yapma süreci bitkinin yaşamından daha uzun oluyor. Siz resmi tamamlayana kadar canlı örnek ölüyor. O yüzden temelde bitkiye bakarak çok büyük bir resmi tamamlamak mümkün olmuyor. Bu sebeple o türle ilgili eskiz çalışmalarını ve renk denemelerini yapıyorum, bitki ölmeden yeterince bilgi toplamaya çalışıyorum. Elimdeki bu verilerle beraber bitki öldükten sonra bile ana resmime devam edebiliyorum. Aradan aylar geçse bile, kompozisyonumu ayarlayıp resim yapmaya başlıyorum. Bu süreç son derece yavaş ve adım adım ilerleyen bir süreçtir.

Yaptığınız eserler ne kadar sürede ortaya çıkıyor?

Çok değişiyor bu. Eğer tek bir yaprak çiziyorsam üç gün olabiliyor. Ama böyle büyük tam detaylı bir resim yapıyorsam bu bir ay da olabiliyor. En uzun soluklu yaptığım resim herhalde üç senedir. Bir tane Şili’nin bir bitkisi olan ‘‘Gunnera’’ diye bir bitki var. Bu bitkinin sadece ön çalışmasını yapmam üç sene sürmüştü. Örneğin; bütün o yaprağını buluyorsun, çiziyorsun, çiçeğini bekliyorsun, onu çiziyorsun. Sonra meyve zamanını bekliyorsun meyve geliyor, çiziyorsun falan derken üç sene sürmüştü. Sonra bütün elimdeki çizimler hazır olduktan sonra oturup başlayıp resmi tamamlamam üç ayımı almıştı. En son yaptığım bir resim var biraz ondan bahsedebilirim. Bir eğrelti resmi. Hatta sergide yer aldı. O resmi yaklaşık yedi ay gibi bir sürede tamamladım. Bu arada eğrelti otu çok zahmetlidir ve detaylıdır. Uzun saatler çalışamıyorsunuz çünkü her yeriniz ağrıyor. Bitkiden bitkiye değişiyor.

Bitki ressamı olmak isteyen genç yeteneklere neler önerirsiniz?

Bitki ressamı olmak isteyen genç yeteneklere bol bol çizim yapmalarını öneririm. Bu işin başka yolu yok. Sürekli kağıt kalemin ellerinde olması lazım ve bitkilere bol bol bakıp görmeleri ve bitkileri gözlemleme yeteneklerini geliştirmeleri lazım. Öğrenciler her yaptığı resmi bitirmek zorunda değil. Çizecekleri bitkiler, küçük bir tomurcuk, ufak bir meyve ya da büyük bir resim olabilir.

2021’den beklentileriniz nelerdir?

2021’den beklentim 2020’den daha fazla resim yapabilmektir. 2020’de yaptığım resim sayısını arttırmak beni çok mutlu edecek. Ocak ayı itibariyle seneye hızlı girdim ve resim yapmaya başladım. Umarım bu seneyi dolu dolu, rengarenk bitkilerle ve onların resimlerini yaparak tamamlayabilirim.

Bitki ressamlığı nedir?

Bitkileri resimlemenin kökeni, insanın doğayı tanıma ve tanımlayabilme ihtiyacına dayanıyor. Çizerek anlatmak bilginin en yalın dışavurumudur. Tarihteki ilk bitki çizimlerine Antik Mısır, Roma, Yunan, Mezopotamya ve Uzak Doğu’da zehirli bitkiler ve tedavi etmek amacıyla kullanılan bitkilerin görselleri şeklinde kimi zaman mağara duvarında bazen de elyazması bir kitapta rastlarız. 17. yüzyılda güzel görünümlü bitkilerin zengin ailelerin bahçelerinde yetiştirilmeye başlandığını ve daha çok bu bitkilerin çizimlerinin yapıldığını görürken, 16. ve 17. yüzyıllarda deniz aşırı yolculukların mümkün hale gelmesiyle birçok Avrupalı botanikçi özellikle Orta Doğu ve Akdeniz ülkelerine bitki toplamak amaçlı ziyaretlerde bulunmuşlardır. 19. yüzyılın sonlarında fotoğraf makinesinin bulunmasıyla bitkileri hızla görüntüleyebilecek teknolojiye ulaşılmıştır. İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya, Hollanda ve İtalya günümüz kriterlerine uygun, ilk detaylı bitki resimlerinin yapıldığı ülkelerdir.

Bitki ressamlığı eğitimi, çok kolay öğrenilen basit bir uğraşın aksine, tamamen sabır, titizlik ve özveri gerektiren bir sanat.Sabır olmadan olmaz çünkü yavaş bir işlem. Kimi kişiler daha hızlı resim yapıyordur, kimi kişiler daha yavaştır, kimi kişiler çok detaycıdır, kimisi ise o kadar detay yapmıyordur. O yüzden bu süre değişecektir ama sabretmeyi bilmek gerekiyor. Bu sadece resim yaparken değil bitkiyi beklerken de gerekli bir şeydir. Örneğin; ben bu sene bir İris türünün resmini yapmak istiyorsam bekleyip kendimi ona organize etmem gerekiyor. Nisanda çiçek açıyorsa, nisan ayına kadar onu beklemem gerekiyor. Resim yapmak ayrı bir sabır gerektiriyor. Ve tabii ki çok titiz bir çalışma. Çünkü bilim insanı gibi yaklaşmaya çalışıyorum. Sadece güzel resim yapmaya çalışmıyorum. Özellikle resim yaparken bitkiyi gözlemlemek, doğru çizmek, özelliklerine bakmak çok önemlidir. Doğru resim yapmaya çalışıyorum. Bu da tabii ki çok ciddi bir titizlik ve özveri gerektiriyor. Bitkilerin çiçeklenme dönemine göre hayatımı programlıyorum. Bu da büyük bir özveri gerektiriyor.

PAYLAŞ