Cam Kırma Sanatının Eşsiz Hikayesi

Writer: Fulden Karayel

Date: 02/07/2021

PAYLAŞ

SIMON BERGER / Cam Kırma Sanatçısı
Röportaj: Fulden Karayel / fulden.karayel@nyxmag.com

Bazı sanatçılar vardır yaşadıkları ülkeye bugüne kadar kazandırdıkları eserlerle ünlüdür. Onlar yaşadığı dönemin güzelliklerini, sorunlarını gerçekçi bir şekilde yansıtırlar. İşte onlardan biri cam kırma sanatının önde gelen isimlerinden Simon Berger, bir çekiç sallayarak örümcek ağı benzeri motifler üretiyor ve üç boyutlu formlar oluşturmak için yüzeye stratejik vuruşlar yapıyor. Ünlü yazar George Bernard Shaw’ın ‘‘Yüzünüzü görmek için cam bir ayna kullanıyorsunuz; ruhunuzu görmek için sanat eserlerini kullanıyorsunuz.’’ Sözünü hatırlayalım. Sanat, sanatçının iç dünyasının yansıması değil de nedir?

Öyle ki George Bernard Shaw’ın sözü Simon Berger’in camı kırarak insan yüzlerini nasıl ortaya çıkardığının en güzel örneği olabilir. Bu başarılı sanatçının camları kırarak yaptığı portreleri görünce gözlerinize gerçekten inanamayacaksınız! Camda çok fazla potansiyel olduğunu söyleyen sanatçı bunu daha önce kimsenin kullanmadığı bir teknikle birleştirdiğini dile getiriyor. İnsanların yüzlerinin kendisini her zaman büyülediğini söyleyen Simon Berger ile kolaylıkla kırılmayan camların hikayesini ve sanatını konuştuk…

Camları kırarak portre yapma fikri nasıl oluştu?

Eskiden mesleğimden pek memnun değildim ve içimde üretme ihtiyacı her zaman yoğun bir şekilde vardı. İlk olarak sprey boyalarla bu işe başladım fakat kısa zamanda şunu fark ettim; çoğu sanatçı da sprey boyalarla bir şeyler yapıyor. Bu nedenle daha nadir daha farklı olan bir şey yapmaya karar verdim ve cam ile çalışmaya başladım. Başarı da bununla beraber geldi. Cam kesinlikle benim için biçilmiş kaftan!

Nerede yaşıyorsunuz? Kaç yıldır cam kırarak portreler yapıyorsunuz?

Bern’e yakın bir yerde, İsviçre’de yaşıyorum. Buraya 5 yıl önce taşındım ve bütün hayatım burada diyebilirim. Burası bana kafa rahatlığı veren bir yer ve sanatımı ailemin yanındayken daha rahat yapmamı sağlıyor. Benim için en önemlisi de bu.

Bir sanat eserinizi ne kadar sürede orta ya çıkarıyorsunuz?

Benim için ne kadar sürdüğünün açıkçası çok bir önemi yok. İşimin kalitesi ve onu gördüğümde beni ne kadar etkilediği çok önemli bir detay. Prensip olarak işim her zaman iyi olmak zorunda. Eğer onu beğenmezsem atmak zorunda kalıyorum. İşlerim kimi zaman yarım günden bile kısa sürüyor, kimi zaman ise haftalarca üzerinde çalışabiliyorum.

İşlerinizi yaparken hangi malzemeleri ve araçları kullanıyorsunuz?

İşlerimi yaparken sadece kenarını kendi oyduğum bir çekiç kullanıyorum. Oymamın sebebi, daha titiz ve daha ince işler yapmamı sağlıyor. Tabii ki yaşamda olduğu gibi, burada da belirsizlikler ve kesin olmama durumu var.

Camı kırarken nasıl hissediyorsunuz?

Bu bir çeşit bağımlılık gibi bir şe y diyebilirim. Yok etmenin özel bir gücü var ve kişisel deneyimlerimle çok alakalı bir durum. Çekiç darbeleriyle beraber ışık oluşuyor. Cam öyle bir malzeme ki, onu parçalarken başka bir şeyin oluşmasını sağlıyor. En nihayetinde, işlerim umudu simgeliyor. Parçalanma bir son değildir aynı zamanda bir başlangıç da olabilir.

Portreler neyi sembolize ediyor?

Portrelerimin hepsinin özel bir manası var. Onlara bakarken beni etkilemesi ve özel bir duygu hissettirmesi çok önemli. İşlerim insanlığı ve insanın varoluşunu sembolize ediyor.

İşlerinizde özellikle yüz kullanmanızın sebebi nedir?

Portreler beni her zaman çok büyülemiştir. Bilirsiniz ki insan yüzleri ufak da olsa daima hatırlanabiliyor. Aktardıkları ifadeler, kişinin gücü nerede bulabileceğidir.

Sizin yaptığınız işi yapmak isteyen genç yeteneklere neler önerirsiniz?

Kimsenin şu ana kadar yapmadığı bir işi bulmaya çalışın derim. Kendinize her zaman daha çok yatırım yapın ve profesyonel kişilerden fikir alın.

Türkiye’de hiç sanat eseriniz var mı?

Çok yakında olacak! Beklemede kalın 😉

Sanat eserlerinizi nereden görebiliriz? Dijital olarak mevcut mu? Online satış yapıyor musunuz?

Eserlerime galerimden ve Laurent Marthaler Contemporary’den ulaşabilirsiniz. Elbette online satış da var. Eserlerim çok yakında Avrupa ve Amerika’daki büyük sanat etkinliklerinde sergilenecek.

PAYLAŞ