Geleceğe Nasıl Bir İz Bırakmak İstiyorsunuz?

Writer: Fulden Karayel Okumuş

Date: 02/08/2023

PAYLAŞ

Hayatın koşturmacası içinde, bazen hayallerimizin peşinden, bazen ise toplumun beklentilerinin peşinden sürüklenip duruyoruz. Durmak bilmez bir enerji fırtınasının ortasında savruluyor gibiyiz. Peki siz hangi taraftasınız hiç düşündünüz mü? Hayallerinin peşinden koşan bir cesur mücadeleci misiniz, yoksa başkalarının beklentilerine göre şekillenen bir kişi misiniz? Hayata bilinçli veya bilinçsiz olarak etki ediyoruz. “Peki nasıl?” dediğinizi duyar gibiyim. İz Bırakarak.

Hepimiz bu hayatta iz bırakıyoruz. Kimini bilerek, kimini bilmeyerek. Tabii ki herkesin yolu ve yolculuğu farklı. Hepimizin farklı yetenekleri, kapasitesi, gücü, özel nitelikleri ve bunları kullanarak dünyamıza sunacağı farklı birçok katkıları var. Aslında sahip olduğumuz özellikler bizi biz yapan şeyler tam da yürüyeceğimiz yola ve bu dünyada ne yapmamız gerektiğiyle ilgili. Bizler yaşamlarımızın birer yaratıcılarıyız ve hayatta en önemli sorumluluğumuz yaşam amacımızı bulmak ve onu yaşamak. Dalai Lama ve Howard C. Cutler tarafından kaleme alınan The Art of Happiness kitabında hayatta iz bırakmanın temelinin mutlulukla inşa edildiği vurgulanırken, Victor E. Frankl’ın Man’s Search for Meaning kitabında hayatta iz bırakmanın temelinde, anlam arayışımızın yattığını ifade ediyor. Yani bir kişinin yaşam amacı toplumsal düzeyde bir iz bırakmaya hizmet ederken bir diğerininki bireysel düzeyde bir iz bırakmaya hizmet edebilir ve her ikisi de son derece anlamlı olabilir.

Bir kişi iyi bir eğitmen olup öğrenmeyi öğrenen, öz farkındalığa sahip öğrenciler yetiştirebilir, bir diğeri eğitim sisteminin bütünsel gelişimine katkıda bulunabilir. Dünyamızın bunların tümüne ihtiyacı var. Peki sizin hayatınızda hangi deneyimler, iz bırakma yolculuğunuzda en çok etkileyici olanlar?

Bazen yaptıklarımızla, bazen yapmak istediklerimizle, bazen bir davranışımızla, bazen de bir buluşla iz bırakırız bu hayata. Bu sizin hayata nasıl baktığınızla ilgilidir. Öyle ki “Nasıl bir gelecek hayal ediyorsun? Kendin için, ülken için, çocukların için ve hiçtanımadığın insanlar için? “sorusuna yanıt niteliğinde bir projeden bahsetmek istiyorum. Boyner Sneaker Art Pieces projesinden başkası değil bahsettiğim. Son zamanlarda kalbimde iz bırakan projelerden biri kendisi. Ayakkabılarınızla nasıl gezilebilir bir sergi yaratabilirsiniz hiç düşündünüz mü? Adeta adımlarınızın sanat eserine dönüştüğü yaratıcı bir deneyimden bahsediyorum.
Elinin uzandığı her yere iyilikleri ve güzellikleri bilgi ile aktarmayı yaşam amacı edinmiş nice sanatçılar yer alıyor projede. Aralarında Burak Tozkoparan, Deniz Salaçin Erciyas, Ekin Anıl, Erin İlkcan Aslan, Küntay Tarık Evren ve Mehmet Sinan Kuran’ın yer aldığı Boyner Sneaker Art Pieces projesi, “Sanatı Büyük Yaşa!” sloganıyla birbirinden başarılı sanatçıların, yaratıcı ve renkli dünyalarını, Edding kalemleri ile sneakerları birer tuvale dönüştürdüğünü göreceksiniz. Sneaker’ların her biri sanatçısı tarafından verilen isim ile koleksiyonda yerini alıyor.

96 parçalık koleksiyona ait 84 sneaker Boyner Cadde’de satışa sunuluyor. Boyner Sneaker Art Pieces sanat koleksiyonun daimi parçaları arasında ise Burak Tozkoparan’ın Space & Hummer, Deniz Salaçin Erciyas’ın Rollercoaster & Galaksi, Ekin Anıl’ın Selam!& Gör!, Erin İlkcan Aslan’ın Act without expectations & We are One, **Küntay Tarık Evren’in Noi & Noska ve Mehmet Sinan Kuran’ın Evergreen & Keyhole eserleri yer alıyor.

Boyner Büyük Mağazacılık Pazarlama ve Marka Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Nurçin Koçoğlu
sanatı, yaşayan mağaza konseptine dahil ettiklerini belirterek; “Boyner’in herkesi ama özellikle de gençleri içine alan, büyük ve kapsayıcı evreninde sanata her daim yer açıyoruz. Bu bakışla hayata geçirdiğimiz ve sadece doksan altı parçadan oluşan bu benzersiz koleksiyon ile adımlarını sanatla buluşturmak isteyenlere ilham olmak bizleri çok heyecanlandırıyor. İçinde sanatın çarpıcı yansımalarını gördüğümüz Boyner Cadde’de, Sneaker Art Pieces koleksiyonumuzdan on iki parçayı ayrıca sergiliyoruz.
Mağazalarımızda daha fazla kişiye sanatı ulaştırmak ve sanatın iyi hissettiren yanını ziyaretçilerimizle
paylaşmaktan dolayı çok mutluyuz. Yetenekli eser sahiplerinin yaratıcılıklarına bir kez daha ev sahipliği yapabilmek bizler için müthiş keyifli. Sınırlı sayıdaki sneaker koleksiyonuna yeni temalar eklenmeye devam ettikçe biz de sanatın renkli, kıpır kıpır, yaratıcı ve çarpıcı izlerini yansıtmaya devam edeceğiz.” dedi.

Sneakerları isterseniz hem giyebilir hem de adeta bir sanat eseri niteliğinde saklayabilirsiniz. Gerçekten hepsi birer başyapıt ve birbirinden farklı hikayeleri var. Eşsiz, tuhaf, çarpıcı, renkli, sıra dışı ve çılgın Sneaker Art Pieces’ları görmeye hazır mısınız? Sanatçıların eşsiz çizimleriyle birer sanat eserine
dönüşen sınırlı sayıdaki sneakerları yakından görmek için Boyner Cadde mağazasını ziyaret edebilirsiniz.

Edding Genel Müdürü Yüce Tümer Boyner ile projelerine bir yenisini daha eklediklerini belirterek “Kullandığımız eşyaları kişiselleştirerek bize özgü bir hale getirmek kendinizi ifade etmenin keyifli bir yolu.
Proje ismindeki gibi her biri “Sanat Eseri” niteliğinde olan ayakkabılar edding kalemleri ile sanatçıların elinde harika tasarımlara dönüştü. Renklerimizle yaratıcı fikirleri buluşturmaya ve ilham vermeye devam ediyoruz.” dedi.

İŞTE BOYNER ART PIECES PROJESİNDE YER ALAN SANATÇILAR VE ESERLERİ:

Burak Tozkoparan – Space & Hummer


Sanatçının koleksiyonunda eğlenceli temalar üzerine giderek, atılan adımları renklendirdiğini göreceksiniz. İşlerinde renkler ve grafikler arasında sürekli bir denge arıyor ve onu bulduğunda tekrar
kafaların dönüp bakacağını bildiği düşüncesiyle Sneakerlarını taşıyacak olan sanatseverlerin, Burak
Tozkoparan’dan aldığı renkleri gittiği her yerde paylaşacaklarını ve sanatın bu yüzden çok güzel olduğunu dile getiriyor.

Deniz Salaçin Erciyas – Rollercoaster & Galaksi

Deniz Salaçin Erciyas’ın tasarımı parmak izlerimiz gibi adımlarımızın da farklı, özgün, özgür ve sıra dışı olduğunu vurguluyor. Sanatçı, bazıları çevresiyle sakin ve uyumludur, bazıları ise renkli ve çılgındır düşüncesini sorgulatıyor. Eseri incelerken bir adımla her şeyin başlayacağını ve hepimizi birleştiren adımlarımızın güzelliğini hissedeceksiniz.

Ekin Anıl – Selam & Gör

Ekin Anıl çalışmalarında sanatın ve estetiğin hayatımızın her yerinde olması gerektiğini ve özellikle en basit objelerin estetiği ve sanatı içinde barındırmasının sanatı daha çok insan hayatına dahil edeceğini düşünenlerden. Sanatçının işlerinde insanı ve insanla ilgili her şeyi tartışan biri olarak umut, sevgi ve diyalog konularını işleyen desenlerle karşımıza çıkıyor.

Erin İlkcan Aslan – Act Without Expecta tions & We are One

Erin İlkcan Aslan bir sanat eserinin sadece duvarlarda asılı olmakla sınırlı olmadığını ve sanatın günlük hayatımızda da yer alıp, adım atmanın bile bir sanat eseri olabileceğini vurguluyor. Sanatçının We Are One adlı eserinde adım adım yürüyen bir kişinin ayakkabısı üzerinde yer aldığını göreceksiniz. Bu eseri giyen kişinin her adımda birliğin gücünü hissetmesi ve kişinin ruhsal dünyasını beslemesi için bir hatırlatma yapıyor Erin Aslan. Bu eseri giyen herkes bu fikirle hareket ediyor.

Küntay Tarık Evren – Noi & Noska
Küntay Tarık Evren’in eserlerinde anlık ruh durumlarını özgürce resmettiğini ve zihninden geçen her şeyi kendine has bir üslupta çizdiğini göreceksiniz. Sanatçının bu eseri tasarlarken en dikkat ettiği detaylardan biri bu eserin sanatçıdan birer parça taşıyor olması, o anı ilhamla temsil ediyor ve bir ayakkabıdan daha fazlasını taşıyor olması dikkat çekiyor.

Mehmet Sinan Kuran – Evergreen & Keyhole


Mehmet Sinan Kuran’ın eserinde hepimizin bir, aynı, ne bir eksik, ne de bir fazla olduğunu göreceksiniz. Birlikte olmayı, birbirimizi sevmeyi, birlikte üretmeyi öğrenmemiz gerektiğini vurguluyor sanatçı. Büyük, muhteşem bir bütünün parçalarıyız ve birlikte çok ama çok güzeliz diyor Kuran. Yaptığı eser tüm bu düşünceleri vurguluyor.

PAYLAŞ