Londra’nın Kalbinde Başarı Odaklı Bir Eğitim

Writer: Aslı Eren Eryıldır

Date: 02/07/2021

PAYLAŞ

BETÜL GÜLTEKİN ÖZBAL
Ashbourne College / A Level Türkçe Öğretmeni

Röportaj: Aslı Eren Eryıldır / asli.eryildir@nyxmag.com

Son yıllarda Türkiye’de birçok bilinçli ebeveyn çocuklarını yurt dışında okutmak için üniversite çağına gelmesini beklemiyor ve ortaokul / lise eğitimleri için de yurt dışındaki okullara başvuruyorlar. Ülkemize yakın olması ve eğitim sisteminin kalitesi açısından baktığımızda İNGİLTERE lise eğitimi için en çok tercih edilen ülkelerin başında geliyor. Biz de İngiltere’ de öncelikli olarak öğrenci gönderdiğimiz okullardan biri olan ASHBOURNE COLLEGE ile İngiltere’ deki eğitim sistemi, okulun sunduğu olanaklar ve tabii ki öğrencilerin bu eğitimden kazanımları ile ilgili bir röportaj hazırladık. Sorularımızı sabırla ve içtenlikle yanıtlayan Betül Hanım’a bu keyifli sohbet için teşekkür ederiz.

Son dönemlerde çocuklarını lise okumak için yurtdışına gönderen ebeveynlerimizin sayısı oldukça arttı. Siz de İngiltere’deki en iyi liselerden birinde görev yapıyorsunuz. Öncelikle bize Ashbourne College’tan bahseder misiniz?

Ashbourne, Londra’nın kalbinde, Hyde Park’a bir dakikalık mesafede olan ve çocukların hayatın içinde olmasını sunduğu eğitim anlayışı ile beklentileri fazlasıyla karşılayan bir okul. Hem başarı odaklı hem de özgürlükçü olması açısından, Ashbourne, farklı eğitim sistemlerinden gelen öğrenciler için geçiş dönemini kolay atlatmalarını sağlayan bir ortam sunar. Sınıf mevcutlarımızın 10 öğrenciyi geçmiyor oluşu da her öğrencinin kendini ifade edebilmesi adına ayrı bir fırsat sunar. Birebir ilginin sonucu olarak öğrencilerimiz, sınavlarda üstün başarı göstererek A ve A* sonuçlarına ulaşmakta ve buna istinaden %50’den fazlası Russell Group üniversitelerine yerleşmektedir.

Dolayısıyla ebeveynlerin çocuklarına sunmuş oldukları bu fırsat, geçiş dönemini kolaylıkla atlatabilmeleri ve kaliteli eğitime erişebilmeleri için oldukça değerli diyebiliriz. Küçük yaş itibariyle kültüre adapte olan öğrencilerimizin, sistemde sorun yaşamaksızın hedeflerine ulaşmalarını ve kendi karakterlerini erken yaşta oluşturmalarını izlemek oldukça heyecan verici diyebilirim.

Sizin okuldaki göreviniz nedir?

Ashbourne’da A Level Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Öğrencilerimiz, İngiliz eğitim sisteminde hedefledikleri okulları etkilemek adına, ana derslerinin yanında ek olarak aldıkları A Level Türkçe ile kolaylıkla başarıya ulaşmaktadır. Bu ders, öğrencilere analitik ve eleştirel düşünme ile yazma fırsatı tanırken, aynı zamanda öğrencilerin Türk tarihi hakkında da bilgi edinmesine imkân tanımaktadır. A Level Türkçe dersi, öğrencilerimizin kendilerini ana dilleriyle ifade edebildikleri ve bunu yaparken de rahat hissettikleri bir ortam yaratmaktadır. Haftada iki saat olarak belirlenen bu ders, öğrencilerimizin kültür farklılığına dayalı anlamlandıramadıkları soruları da beraber çözebilmemize olanak tanımaktadır.

Aynı zamanda öğrencilerimizin benimle kurmuş oldukları özel bağ da okul dışında güvenecekleri bir rehber algısını yaratmakta ve alacakları kararlarda beraber konuşup tartışabileceğimiz bir güven ortamı sağlamaktadır. Onların heyecanlarına dahil olmak, beni bir öğretmen olarak oldukça gururlandıran ve öğretmen olmanın değerini her seferinde hatırlatan bir deneyim.

İngiltere’ deki eğitim sistemini biraz anlatabilir misiniz?

İngiltere’de zorunlu eğitim 5 yaşında başlamakta ve 16 yaşına, yani GCSE (General Certificate of Secondary Education) belgesini alana kadar devam etmektedir. GCSE, ulusal bir sınavdır ve 16 yaş itibariyle alınmaktadır. Okullar, Sonbahar (Eylül-Aralık), Bahar (Ocak-Mart), Yaz (19 Nisan-27 Mayıs) dönemi olmak üzere üç dönemden oluşur; ayrıca iki hafta Noel, iki hafta Paskalya tatilleri ile Ekim, Şubat ve Mayıs aylarında da birer haftalık yarı dönem tatilleri bulunur. Yaz tatili süresi 6 hafta olarak belirlenmektedir.

İngiltere’de özel (public) okul, devlet (state) okulu, dini (faith) okullar olmak üzere farklı okul çeşitleri vardır. Tabii burada bahsetmiş olduğum her bir okulun kendi alt başlıkları (academies and free schools, comprehensive schools gibi) bulunmakta ve isteğe göre çocukların yönlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, Türkiye’den öğrenci vizesine bağlı olarak gelecek öğrencilerimizin sadece özel (public) okul seçme imkânı bulunmaktadır. İngiltere’de özel okullara “public” denmektedir; bu, biz Türkler için ilk etapta kafa karıştırıcı olabilir.

İngiltere’de State, faith (dini) okul, akademi ve free okul, comprehensive (başarı ortalamasına bakılmaksızın herkesin okuyabildiği) okul ve independent (müfredatını ve eğitim yaklaşımını kendi belirleyebilen ancak yine devlet denetiminde olan özel okullar) olmak üzere ayrılmaktadır. Ashbourne, bir independent yani bağımsız bir özel okuldur. Dolayısıyla öğrenci sayısı, müfredatı ve sunduğu esnekliklerle fark yaratmaktadır. Öğrencilerin kendi kişilik oluşumlarının sağlanması ve sorumluluk duygularının gelişebilmesi adına da ders yoğunluğu diğer milli müfredatlara göre kıyaslandığında çok daha avantajlıdır.

Öğrenciler kaç yaşından ve kaçıncı sınıftan itibaren okulunuzda eğitim görebiliyor?

Ashbourne, bir Sixth Form Kolejdir. 14-21 yaş arası öğrencilerimiz GCSE (General Certificate of Secondary Education) ve A Level sınavlarına hazırlık eğitimlerini bizimle tamamlayarak diledikleri üniversitelere yerleşebiliyorlar. GCSE’de iki yıl boyunca öğrencilerimiz 14-16 yaşları arasında 9-11 farklı dersi alarak ulusal sınavları tamamlamakta ve bu derslerin en az 5 tanesinden geçer not (9 ile 1 arasında olan notlardan en az 4 almak) alması gerekmektedir. Bu, öğrencilerimize yüksek öğretim sınavlarına hazırlık aşamasına geçme olanağı tanımaktadır. 16-18 yaş aralığı ise, A Level hazırlık yıllarıdır. Buna istinaden öğrencilerimiz okumak istedikleri üniversite ile bölümü seçmekte ve minimum 3, maksimum 4 ders alarak sınav hazırlıkları ve eğitimlerine devam etmektedirler. Üniversiteler, Birleşik Krallık’ta 3 yıl olduğundan; A Level yılları, okunacak bölümlerin bir hazırlığı niteliğinde yorumlanmakta ve buna istinaden öğrencilerin bağımsız zamanı daha fazla olmaktadır.

Okulunuzda eğitim alan öğrenciler nerede konaklıyor?

Ashbourne’un özel bir yurdu yoktur ve bir yatılı okul değildir; ancak yıllardır öğrencilerimiz için barınma ve vesayet sağlayan tedarikçilerin bir listesini öğrencilerimizle paylaşmaktayız. Okul çevresinde Ashbourne ve diğer kolejlerden öğrencilerin ikamet ettiği birkaç öğrenci yurdu bulumakta. Öğrenciler ayrıca, İngiliz bir ailenin parçası olarak da yaşamayı tercih edebilir ve aile yanında kalmayı da seçebilirler. Okulumuzun bu tür konaklama birimlerinde yaşayan öğrenci sayısı (50), yurtlarda ve aile yanında yaşayan öğrenci sayısı ile neredeyse eşittir.

Ebeveynler veya öğrencile, konaklama ayarlamak için okulumuzun sağladığı konaklama listesini kullanabilir. Bu konaklama listesindeki yurtlar hakkında bugüne kadar aldığımız geri bildirimler genel itibariyle çok olumlu olmakla beraber çok az şikâyet söz konusu olmuştur.

Okulunuzun öğrencilerine sunduğu sosyal aktiviteler var mı?

Evet, her yıl, öğrencilere bahar yarıyılı boyunca büyük bir Avrupa şehrini ziyaret etme şansı sunulmakta, bu da öğrencilerin Avrupa kültür mirası olan sanat, mimari, müzik ve tiyatroya olan ilgi ve merakını artırmaktadır. Son yıllarda, okulumuz bu aktiviteler kapsamında Barselona, Paris, Roma ve Viyana’yı ziyaret etmiştir. Ashbourne tarafından özel olarak düzenlenen en son etkinlikler; sanat galerisi gezileri, bale , bowling, noel Revue, Cirque du Soleil gösterileri, Go- Karting, Laser Tag, matematik yarışmaları, müzikaller, opera, suşi gecesi, yeni öğrenciler için Londra turu ile Londra’da çeşitli tiyatro gezileri olarak özetlenebilir. Aynı zamanda eğitime çevrimiçi devam ettiğimiz süreçte de öğrencilerimizle beraber çekişmeli FIFA yarışması, bilgi yarışması, yemek yarışması, kompozisyon yarışması gibi oldukça rekabetçi ve eğlenceli etkinlikler de gerçekleştirdik.

Bunlar dışında, müfredat dışı etkinlikler her zaman Ashbourne vizyonunun ayrılmaz bir parçası olmuş ve okulun canlı öğrenci topluluğunun çeşitli yetenekleri ve ilgi alanları için bir alan sağlamıştır. Son yıllarda, faaliyet programı çok sayıda kulüp, gezi ve sosyal etkinliği içerecek şekilde genişletilmiştir. Bu kulüp ve aktivitelerden yararlanan öğrencilerimiz her zaman bir adım önde olarak hayatlarına devam etmektedirler.

Ücretlendirmeniz ne şekilde?

Okulumuzun ücretlendirmeleri İngiliz eğitim sistemine istinaden üç dönem üzerinden ele alınmaktadır. Sonbahar (Eylül – Aralık), Bahar (Ocak – Mart) ve Yaz dönemi (Nisan – Mayıs) olarak üç döneme ayrılan bir yıl, her dönem başı için uluslararası öğrenciler için 10 bin pound olarak, yerel Birleşik Krallık öğrencileri için ise 9 bin 500 pound olarak planlanmıştır. Ek ücretlendirmeler ve sınav ücretleri, öğrencinin kaydolacağı programa ve süresine göre değişim göstermektedir.

Başarılı öğrencilere burs imkânı sağlıyor musunuz?

Ashbourne College olarak, bize başvuru yapan öğrencilerimize %10 ila %50 arasında burs imkânı sunuyor ve bunun için öğrencilerimizin belli aşamalardan geçmesini talep ediyoruz. Başarı bursu imkanlarımızdan yararlanan öğrencileri görmekten mutluluk duyuyoruz.

Süreç, okulumuz tarafından talep edilen belgelerin bize ulaştırılmasını, öğrencilerimizin çevrimiçi olarak yönlendirdiğimiz sınavları tamamlamasını ve okulumuzun öğrenciyle yapacağı mülakatları içermektedir. İstenilen belgeler; öğrencinin transkripti ve akademik başarı kayıtları, öğrencinin neden Ashbourne’da okumak istediğini, konu seçimlerini, isteklerini ve ilgi alanlarını açıklayan 500 kelimelik kişisel niyet mektubu, öğrencinin pasaportunun bir kopyası ve var ise öğrencinin sanat çalışmalarının bir örneği olarak özetlenebilir. Bu aşamalar tamamlandıktan sonra, Eğitim Direktörümüz Lee Kirby ve okunmak istenen bölümün fakülte başkanı tarafından mülakata alınan öğrencilerimize burs miktarları bildirilmektedir. Ayrıntılı bilgi için Ashbourne College London internet sitesini ziyaret edebilir ya da bize direkt ulaşabilirler.

2021-2022 eğitim döneminde covid-19’un ortaokul/lise eğitimine etkisi ne olacak? Tam zamanlı sınıf içi eğitime başlayacak mısınız?

Ashbourne College olarak biz, her iki senaryo için de oldukça hazırlıklı bir sisteme sahibiz. Halihazırda Mart 2020 itibariyle tam zamanlı sınıf içi eğitime İngiltere’de dönmüş durumdayız. Covid-19 için kontrolü sağlamak adına; İngiliz hükümeti, okullar tarafından dağıtılmak üzere test kitleri göndermekte ve okullar bu kitleri öğretmen, öğrenci ve diğer çalışanlarına ulaştırmaktadır. Haftada iki kez evlerimizde yapmış olduğumuz testleri, NHS (National Health Services) sistemine girmekte ve hükümet takibi altında kalmaktayız. Çevrimiçi derslerimiz için ise, okulumuzun sistemsel donanımı çok iyi olduğundan; Londra’da bulunmayan ya da karantinada bulunan tüm öğrencilerimize sınıf içi eğitimden yararlanma olanağı tanıyoruz. Böylelikle herhangi bir şekilde okula gelemeyen öğrencimizin müfredat konusunda eksiği olmadığına emin oluyoruz. Okulların karantina sebebiyle kapalı olduğu dönemde bile eğitime erişim sıkıntısı yaşanmamış; bilgisayar, tablet, internet gibi çeşitli erişim imkanları öğrencilerimize sağlanmış ve bu kaynaklar üzerinden eğitim ulaştırılmıştır. 2021-2022 yılları için herhangi bir sorun yaşanmaz, aşılanma tamamlanır ise sınıf içi eğitimin devam edeceğine inanıyoruz.

Londra hayatı bu yaştaki öğrenciler için ne gibi avantajlar sağlıyor?

Londra hayatının ortaokul ya da lise seviyesindeki öğrenciler için o yaşta henüz fark etmedikleri bir maden olduğunu düşünüyorum. Nitekim, Türkiye’de okuyan yaşıtlarına göre; kültürel, sosyal, dilsel birçok avantaja sahip oluyorlar. Burada okuyan çocuklarımızın kendilerini ifade etmede, kişilik oluşturmada, hayata bakış açılarında büyük farklılıklar gözlemlemek mümkün diyebilirim. Kişisel ve gelişimsel konuların yanı sıra; Londra’nın sosyo-kültürel etkinliklerin (tiyatro, konser, müze) merkezi olması ve doğal güzellikleri ile park alanlarının fazla olması da öğrencilerimizin özgür alanlarda çalışmasına olanak veriyor.  Kendi ülkesine, kültürüne, tarihine ve eğitimine uzaktan bakabilme fırsatı ise öğrencilerin eleştirel ve analitik düşünebilme yetilerini oldukça güçlendiriyor. Tabii bunlar benim kişisel gözlemlerim. Bir de öğrencilerimizden avantaj ve dezavantajları dinlemek doğru olacaktır. Buna istinaden 13 yaşından beri Londra’da eğitim alan öğrencilerim Arda ve Burak’a bu soruyu yönlendirdim;

Arda: “Londra’ya ilk geldiğimde beklentilerim çok daha farklıydı çünkü yurt hayatını hiç deneyimlememiştim. Bir süre sonra yeni edindiğim arkadaşlarımın yardımıyla, önce çevreme sonra da eğitim sistemine alıştım. İstanbul’dan sonra çok farklı bir şehir olsa da dört sene yaşadıktan ve eğitim aldıktan sonra burada olmanın büyük bir fark yarattığını anladım.”

Burak: “Hiç İngilizce bilmeden çıkmış olduğum bu yol ilk etapta ürkütücü gelmiş olsa da geldiğim konumdan ve edindiğim tüm bireysel tecrübelerden oldukça memnun ve gururluyum. Elbette dünden bugüne, ailemden uzak kalarak Londra’da eğitimime devam ederken birçok sıkıntı ile yüzleşmiş olsam da kişisel gelişimim ve eğitimim için yapılan ve geleceğe yönelik olan bu fedakâr yatırımımın şimdiden büyük bir fark yarattığını rahatlıkla söyleyebilirim.”

Sizce Türk öğrencilerin ortaokul ya da liseyi İngiltere’de okumalarının avantajları nelerdir? Sizin bu yöndeki olumu / olumsuz gözlemlerinizden faydalanmak isteriz.

Türk eğitim sisteminden gelip Londra’da eğitim hayatına devam eden bir öğretmen olarak, Birleşik Krallık’ta alınan ortaokul ve lise eğitiminin oldukça avantajlı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Öncelikle, İngiliz eğitim sisteminin sunduğu geniş konu ve ders yelpazesi öğrencilerin hedeflerine ilerlerken, istedikleri konuya odaklanmalarına olanak tanımaktadır. Dolayısıyla bu, öğrenciye büyük bir özgürlük alanı sunmaktadır. Türkiye’de en iyi okullarda da eğitim alınıyor olsa, öğrenilen yabancı dillerin kullanım alanı açısından yetersiz olabilmesi nedeniyle, yabancı dilin ana dil olarak kullanıldığı bir ülkede eğitim almak, öğrenciye tüm eğitim hayatı boyunca rahatlık sağlayacaktır. Birleşik Krallık’ta küçük yaştan itibaren okuyan öğrencilerin; kendilerini ifade etmede zorlanmadıkları, farklı kültürlerle kolaylıkla iletişimde bulundukları, dil bariyerine takılmadıkları, gidecekleri yönleri büyük bir baskı altında olmadan belirlemeleri ve halihazırda kendilerine bir referans portföyü oluşturduklarını da söyleyebilirim. Yaparak yaşayarak öğrenmenin üzerinde fazlasıyla durulduğu bir eğitim sisteminde çocuklarımızın hayal dünyalarına emanet edilen her bir konu, olağanüstü sonuçlar verebiliyor. Denizaşırı ülkelerden gelecek öğrencilere nazaran, Birleşik Krallık’ta ortaokul ve lise eğitimi gören öğrencilerin üniversite yerleşmelerinde de öncelikli değerlendirilmesi büyük bir avantaj olarak gösterilebilir. Örneğin; Tıp Fakültesine hazırlanan bir öğrenci, henüz lisedeyken NHS (National Health Services) sisteminde staj yapıyor ve üniversiteye kabul alması itibariyle de sistemi ve kullanılan tıp İngilizcesine hâkim olduğu için baskı altında olmadan eğitim hayatına devam edebiliyor. Bu durum; Mühendislik, Finans, Beşerî Bilimler, Matematik ve Doğal Bilimler için de geçerlidir.

PAYLAŞ