Mural Çalışmalar Yükselişte

Writer: Fulden Karayel

Date: 23/06/2021

PAYLAŞ

Ülkemizde pek çok binanın duvarları, sokakları hatta kepenkleri mural çalışmalarla dolu. Peki nedir bu Mural? Mural aslında duvar resmi olarak biliniyor. Duvar, tavan gibi yüzeylere kalıcı olarak yapılmış sanat eseri görürseniz bir muralla tanışıyorsunuz demek.  Bu teknik tarihten günümüze kadar gelen hatta Leonardo Da Vinci ve Michelangelo gibi büyük ustalarında favori tekniklerinden biridir. Murallar sadece apartman cephelerini kaplamak için yapılmıyor. Sokakta birçok yerde karşılaşmanız mümkün.

Özellikle İstanbul’da çoğu belediye ve markalar murallara karşı ayrı bir ilgi duyuyor ve iş birliği yapıyor. Örneğin en son Teknoloji lideri Xiaomi’nin yeni tanıttığı amiral gemisi Mi 11 modeli için Bağdat Caddesi ve Erenköy mevkiinde ünlü mural sanatçısı Kien ile Sahne Senin projesi için devasal bir çalışma yapıldı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği bu çalışmanın önünde fotoğraf çekilmek için kuyruklar oluşuyor.

Ana teması tamamen sürrealist olan bu çalışmada birbirinden farklı renkli öğeler kullanılarak hem Xiaomi’nin dinamik yapısına vurgu yapıldı hem de kreatif bir görsel şölen ortaya çıktı. Çizimin ortasında büyük bir astranotun elinde Mi 11, hemen yanında ise uzay gemisinden süzülen bir ışığın yarattığı bir sanal podyum yer alıyor. Ayrıca sağ ve sol taraflarda ise gezegen, roket ve dondurma gibi öğeler de kullanılarak hem yaz teması hem de uzay ve teknoloji teması işlendi.

Billboard’ın sağ tarafında sokağın içine bakan cephede ise Mi 11 görseli ve sloganı kullanıldı. Üstün video ve fotoğraf özelliklerine sahip Mi 11, kullanıcılara “Sahne Senin” sloganı ile modelin bu alanda iddiasını vurguluyor.

Projeye dair ünlü Mural sanatçısı Kien: ” Xiaomi markası için tasarladığım mural genel hatlarıyla eğlence, yaz ve teknoloji temaları üzerine kurulu. Kien olarak kendi görsel kodlarım arasında en sevdiğim öğelerden biri olan astronotu, bu çalışmada hero olarak kullandım. Renkli bir fonda gördüğümüz astronotun elinde Mi 11 var. Astronot bizim teknoloji algımızı pekiştiriyor. Ayrıca insanların fotoğraf çekilirken güzel anlar yakalamaları için, duvarın çeşitli bölgelerine uzayda bulunan çeşitli obje ve grafik metaforlar yerleştirdim. Yukarıda bulunan küçük uçan dairemizden yayılan ışık hüzmesiyle insanların sahnede duracağı alanı işaretlemiş ve interaksiyona geçebilecekleri bir alan yaratmış oluyoruz” dedi.

Havaların da güzelleşmesi ve sokağa çıkma yasaklarının azalması ile kalabalıklaşan Bağdat Caddesi’nin merkezinde bu dev kreatif çalışma, insanların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Önünde fotoğraf çektirmek için insanlar sıraya girerken Xiaomi burada bir kez daha genç ve dinamik yapısını son kullanıcı ile buluşturdu. Haziran sonuna kadar bu eğlenceli çalışmayı görebilir nice yaratıcı fotoğraflar çekilebilirsiniz.

Herkesin merak ettiği sanatçı Kien ile Sahne Senin projesi hakkında konuştuk.

Xiaomi Sahne Senin projesi için Bağdat caddesine dev bir mural eser gerçekleştirdin. Süreç nasıl gelişti? Neler hissettin biraz bahsedebilir misin ?

Xiaomi ile ikinci projemizi yapıyoruz. Sanata ellerinden geldiğince destek vermek isteyen bir marka. İşinizi kolaylaştırmak ve kendinizi ifade etmeniz için size yardımcı olan bakış açıları var. Bu sebeple kampanyalarının lafı da Sahne Senin bu sefer sağolsunlar sahneyi yani duvarı bana bırakmak istediler. Ben de kafamdaki fikirleri Mi11 modeli için ortaya koydum.

Yaptığın eserler neyi anlatıyor bize? Ana temaları ne?

Ben genel olarak ufak fikirlerin etrafında dönen çalışmalar yapmaya çalışıyorum. Astronot da fikirlerimi hayata geçirmem için kullandığım bir kahraman diyebiliriz. Bir çeşit benim avatarım sayılabilir. Çizdiğim astronotlarla küçük mesajlar vermeye ya da espriler yapmaya çalışıyorum. Bazen sosyal medya paradoksuna, bazen yaşadığımız bir sıkıntıya sözcülük ediyor astronot.

Mural çalışmalar hayatına nasıl girdi?

Ben 2001 yılında lisedeyken graffiti ile tanıştım. Liseden sonra Marmara GFS/Grafik bölümünü kazandım. Okulda farklı disiplinlerden eğitimler aldıktan sonra çalışmalarımda figüratif öğeler ve karakterler kullanmaya başladım. Okuldan sonra reklamcılık hayatım başladı. Böylece kitlesel iletişim konuları hakkında da tecrübe edindim. Tüm bu tecrübem sonucunda kendimi en mutlu hissedeceğim alanın Mural olduğunu fark ettim.

Türkiye’de Mural eserlere ilgiyi nasıl değerlendiriyorsun?

Bu ilginin artması oldukça sevindirici her şeyden öte yaşadığım şehir İstanbul, Muralın en yakıştığı şehirlerden biri. Şehrin topografik yapısı size çok uzaktan bile seyir imkanı tanıyor. Şehrin dokusun da insan elinin değdiğini hissettiğiniz, ruhu olan şeylerden oluşuyor. Bu dokuyu korumazsak üzücü olacak. Muraller şehirlerin çok keyfli parçaları olacak gibi.

Bu dünyaya ne bırakıp gitmek istersin ?

Umarım 50 sene sonra da hala silinmemiş, yıkılıp yok olmamış bi çalışmamı görmek isterim. Fark ettiyseniz bırakıp da gitmedim, onu göreyim sonra bakarız gidecek miyim 🙂

Çok yapmak istediğin bir çalışma varsa ondan biraz bahsedebilir misin?

Her gün çok yapmak istediğim bi çalışma bulabilirim kendime 🙂 o sebeple tarif etmek zor. Kafamızın rahat olduğu güzel, güneşli bir günde sakin sakin kocaman bir duvar boyamak iyi olurdu.  Müzik çalsın, 12’den sonra da çalsın ama. Bulunur çizecek bir şeyler 🙂

Markalara Mural eserler çıkarmak nasıl bir duygu?

Mural yapmak bir sanatçı için çok maliyetli olabiliyor. Duvar ne kadar büyükse maliyet de o kadar büyük. Fakat duvar büyüdükçe etki de eş zamanlı büyüyor. Böylece markaların da sanatçılara destek vermesi güzel bir mecra ortaya çıkıyor. İki taraf için de iyi bir iş birliği.

Eserlerinin önünde fotoğraf çektirmek için sıraya giren sanatseverler hakkında ne düşünüyorsun?

Görsem çok gerilir, mahcup olurdum herhalde. 🙂

PAYLAŞ