Writer: NYX Magazine
Date: 23/02/2026
Günlük hayattaki iletişimin büyük ölçüde kelimelerle kurulduğu düşünülüyor. Ancak günümüz dünyası incelendiğinde, sayıların ve renklerin belirleyici rolü açıkça görülüyor. Öyle ki kimlikler numaralarla tanımlanıyor, gün saatle planlanıyor, başarı puanla ölçülüyor, performans verilerle değerlendiriliyor, mavi renk güveni, kırmızı ise dinamizmi ve dikkati simgeliyor. Tüm bunları fark edebilmek, hem bireysel tercihlerimizin ardındaki dinamikleri sorgulamamızı hem de içinde yaşadığımız toplumun yönelimlerini daha derinlikli okumamızı sağlıyor. Sayıların ve renklerin kültürel ve psikolojik arka planını Sayıların ve Renklerin Sırlı Dili kitabında kaleme alan Şebnem Ekşib de yaşamın içindeki görünmez kodları okuyucular için görünür hâle getiriyor.
Gündelik yaşamın sıradan unsurları gibi görünen sayılar ve renkler, aslında insanlık tarihi boyunca bireysel psikolojiden toplumsal normlara, ticaretten sanata kadar pek çok alanda belirleyici bir rol üstleniyor. Çoğu zaman fark edilmese de bir ürünün ambalajındaki renk tercihinden bina kat numaralarına, yas törenlerindeki kıyafet seçiminden kurumsal logolara kadar uzanan birçok detay, bu görünmez dilin etkisiyle şekilleniyor.
Sayıların ve renklerin bu güçlü etkisi geçmişten bugüne uzanırken, dijital çağda daha da görünür hâle geliyor. Sosyal medya simgelerinden veri odaklı sistemlere kadar uzanan geniş bir alanda etkisini sürdüren bu sembolik dili doğru okumak hem bireysel tercihleri anlamlandırmak hem de toplumsal dinamikleri kavramak açısından önem taşıyor. Bu kapsamda Şebnem Ekşib, Ceres Yayınları etiketiyle çıkan Sayıların ve Renklerin Sırlı Dili kitabıyla okuyuculara bu kadim bilgilerin kapılarını aralıyor.
“Sayılar Kimlik ve Anlam Üretiyor, Renkler Algımızı Şekillendiriyor”
Sayıların yalnızca matematiksel değerler olmadığını her birinin bir anlam taşıdığını belirten Yazar Ekşib, “Evren, bizimle dolaylı şekilde konuşuyor. En çok da sayılar ve rakamlar üzerinden haber ya da bilgi alıyoruz. Sayıların size ne demek istediğini anlarsanız, size iletilmeye çalışılanı daha iyi kavrayabilirsiniz. Örneğin Tesla, sürekli 3,6,9 sayıları üzerine durmuştur. “Sayılarının ihtişamını bilseydiniz evrenin kapılarını açacak önemli bir anahtarınız olurdu” sözü ona atfedilmiştir. Burada 3 enerjiyi; 6 frekansı ve 9 ise titreşimi temsil ediyor. Yani enerji, frekans ve titreşim evrenin kendisidir.
Aynı şekilde renkler de yalnızca görsel tercihler değil, bilinçaltımıza işleyen güçlü kodlardır. Kırmızı harekete geçirir, mavi güven oluşturur, beyaz saflık ve başlangıç duygusu uyandırır. Altın rengi de son günlerde sıkça gündeme geliyor. Çünkü insanlar ekonomik belirsizlik dönemlerinde altına yöneliyor. Bu metalin rengi yüzyıllardır güvenin, gücün ve kalıcılığın simgesi olarak kabul ediliyor. Anadolu’daki ‘yastık altı altın’ geleneği bunun en somut örneklerinden biridir. İnsanlar birikimlerini bankalardan önce altınla sakladı. Bu değerli metal tarih boyunca değerini koruyan ve nesiller arası aktarılan bir güven sembolü olarak görüldü. Bu yalnızca ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda kültürel bir bilinçtir.
Dijital çağda bu sembolik sistem ortadan kalkmadı; aksine daha görünür hâle geldi. Sosyal medyadaki mavi tik onayı, kırmızı bildirim noktası aciliyet hissini temsil ediyor. Sayılar kararlarımızı çerçevelerken, renkler algımızı şekillendiriyor. Bu dili fark etmek hem bireysel tercihlerimizi hem de toplumsal yönelimleri daha bilinçli okumamızı sağlar” dedi.