Ada Macerası: CHIOS
Kısa bir bahar kaçamağı için harika bir öneriyle geldim! Sakız ağaçlarıyla kaplı tepeleri, tatlı meyve kokularının yayıldığı dar sokakları ve birbirinden ilginç Ortaçağ köyleriyle dikkat çeken bir yer…
Yazıyı oku →
NYXMAG YAZARLARI
Destination Anywhere | Seyahat Yazarı
Ayça Akad, NYXmag’ın Destination Anywhere köşesinde seyahat, şehirler ve kültür üzerine yazıyor. Bu sayfada yazarın NYXmag’da yayımlanan yazılarını bulabilirsiniz.
İç Mimar Seyahat Yazarı
SEYAHATÇanakkale’de doğup büyüdü. Üniversite eğitimi için İstanbul’a taşındı ve İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesinden mezun olduktan sonra profesyonel iş hayatına adım attı. Mimarlık eğitimi ve çalışma hayatı boyunca boş zamanlarını farklı ilgi alanlarını keşfetmeye ayırdı; sergilere katıldı, ulusal tasarım yarışmalarında dereceler kazandı ve çeşitli gönüllülük projelerinde yer aldı.
Bir mimarlık ofisinde çalıştığı dönemde iş nedeniyle sık seyahat etmeye başladı ve bu yolculukların kendisi için yalnızca bir zorunluluk değil, güçlü bir tutkuya dönüştüğünü fark etti. İzlanda’dan Gana’ya uzanan 25 ülke ve 100’ün üzerinde şehir gezdi; en unutulmaz anılarını ise tek başına çıktığı seyahatlerde biriktirdi.
Gezdiği şehirlerle ilgili arkadaşlarından gelen seyahat tavsiyesi taleplerine uzun uzun yanıtlar yazmaya başlayınca, bu deneyimleri bir blogda paylaşmanın daha anlamlı olacağına karar verdi. Seyahat notlarını, rotalarını ve önerilerini bu platformda bir araya getirdi. Dört yıl önce tesadüfen karşılaştığı bir ilan sayesinde NYXmag ile yolları kesişti. O günden bu yana hem yolculuklardan edindiği tecrübeleri hem de giderek artan seyahat tutkusunu kendi anlatım diliyle okuyucularına aktarıyor.
Ayça için keşif yalnızca seyahatle sınırlı değil. Uzun süredir spor hayatının önemli bir parçası. “Doğada olmaya ihtiyacım var” diyerek başladığı trekking serüveni; bugün tenis, bisiklet, koşu, yoga, yüzme ve fitness gibi farklı branşlarla çeşitlendi. Artık seyahatlerini de bu tutkularıyla birleştiriyor; yeni destinasyonları keşfederken doğada ve şehirlerde aktif olabileceği deneyimler kurguluyor.
Kısa bir bahar kaçamağı için harika bir öneriyle geldim! Sakız ağaçlarıyla kaplı tepeleri, tatlı meyve kokularının yayıldığı dar sokakları ve birbirinden ilginç Ortaçağ köyleriyle dikkat çeken bir yer…
Yazıyı oku →Avon Nehri kıyısında, bal rengi taşlı, nizami evleriyle göz kamaştıran bir yerden bahsetmek istiyorum. Adı, “banyo” ve “kaplıca” anlamına gelen zarif İngiliz kenti Bath’tan. Bristol’e yalnızca 20km uzaklıkta,…
Yazıyı oku →Seyahatlerinde açık havada bolca vakit geçiren, mümkün olan her yere yürüyerek giden bir olmama rağmen, gittiğim şehirlerdeki müzeleri de çok ziyaret etmeyi severim. Bazen sadece bir sanat eserini…
Yazıyı oku →Baştan belirteyim, Roma’yı anlatmaya sayfalar yetmez. Hatta sadece Roma değil, oradaki tek bir bina için bile kitaplar yazılabilir. Bense sadece defalarca ziyaret ettiğim ve çok sevdiğim bu şehre,…
Yazıyı oku →Tenis severlerin heyecanla beklediği “toprak“sezonunun en prestijli Grand Slam turnuvası “Fransa Açık” kısa süre önce sona erdi. Her sene mayıs sonunda başlayıp 2 hafta süren Roland Garros’u ekrandan…
Yazıyı oku →Seyahatlerinizi bir şehri görmek için değil de sadece bir fikirden yola çıkarak planladığınız oldu mu? “Nereye gitsem?” diye düşündüğüm bir tatil öncesi, Dan Brown’un “Melekler ve Şeytanlar” kitabında…
Yazıyı oku →Bildiğiniz tüm Avrupa şehirlerini, egzotik tatil bölgelerini ve adrenalin turlarını unutun. Dünya üzerinde olup dünyaya ait olmayan ütopik bir adadan bahsedeceğim size. Bu sıralar, volkanik faaliyetlerinden dolayı haberlerde…
Yazıyı oku →Tozlu sokaklarında başıboş gezen keçiler, ellerindeki mikrofonla İncil’den paragraflar okuyan din adamları, rengârenk kumaşlara sarılmış, salınarak yürürken kafasının üzerinde aklınıza gelebilecek her şeyi taşıyabilen parlak siyah tenli kadınlarla…
Yazıyı oku →Fransız Pireneleri’nden başlayan, İspanya’nın kuzey batısındaki Santiago de Compostela Katedrali’nde biten, yaklaşık 800 km uzunluğunda bir rota düşünün. Dünyanın pek çok köşesinden, her yıl birkaç yüz bin kişinin…
Yazıyı oku →Yeni yılın hemen öncesinde keyifli bir aile tatili planladık. Kartpostal gibi evleri, turistik malzemeye çevrilmemiş dokusu, şeker komasına garantili çikolata dükkanları, şık atmosferi ve cana yakın havası ile…
Yazıyı oku →Çarpıcı Orta Çağ yapıları, nereye çıkacağını kestiremeyeceğiniz dar geçitleri, sert viskileri ve her an bastırabilen yağmurlu havası ile Edinburgh’u gezerken, tarihini gölgede bırakacak kadar çok gizeme de ev…
Yazıyı oku →Adını kentin koruyucusu, bilgelik ve savunma tanrıçasından alan Atina’yı ziyaret ederken, açık hava müzesi tanımının yetersiz kaldığını hissedeceksiniz. Mimariye yön vermiş görkemli antik yapılarıyla dip dibe, grafiti kaplı…
Yazıyı oku →