Artvin’in serin dağlarında doğdu; ancak ruhu her zaman güneşli bir mahalle çocuğu olarak kaldı. 1987’de Marmara Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun olduktan sonra, dönemin popüler tercihiyle bankacılık sektörüne adım attı. Finans dünyasında 23 yıl boyunca çalıştı; Excel tablolarıyla uzun saatler geçirdi, hesap makineleriyle yakın dostluk kurdu ve kredi kartlarından çok insan tanıdı.
Bir noktada “Hayat banka masalarında geçmez” diyerek yönünü değiştirdi. Kuruluş aşamasından beri NYXmag’de yazarlık yapıyor, aynı zamanda derginin online yayınlarını koordine ediyor. Kelimelerin, içerik üretiminin ve çayın olduğu her yerde kendine rahatlıkla yer buluyor.
Örgü örmek, yağlıboya yapmak ve film izlemek en sevdiği kaçış alanları arasında. Örgüleri klasik değil; desenli, modern ve Pinterest’te yer bulacak kadar iddialı. Tuvallerinde ise çoğunlukla kadınlar ve hayali manzaralar var. Sinema konusunda seçici değil; “Bu filme bilet parası verdim mi?” sorgusuna girmeden izlemeyi tercih ediyor.
Hayatının en büyük tutkusu ise sokak hayvanları. Tam 32 kedisi var; hepsinin ismi, karakteri ve kendine özgü bir tavrı bulunuyor. Onları beslemek, tedavi ettirmek ve hayatlarına dokunmak onun için bir sorumluluktan öte, bir yaşam biçimi. Ulaşabildiği her sokak hayvanına yalnızca mama değil, umut da taşımak istiyor.