Page 153 - NYXmag_SAYI_021
P. 153
Röportaj
Araştırmalar, bu dönüşümün ortalama altı yıl içinde
mümkün olabildiğini gösteriyor. Yani doğru ilişki,
gerçekten iyileştirici olabilir.
Kaygılı bağlanma biçimine sahip biri,
sorunları büyütmemek için sessizleşiyor
olabilir mi?
Kesinlikle. Böyle biri çoğu zaman “Her şeyi denedim
ama olmadı” der. Gerçekten de çabalamıştır. Ancak
sorun, çabanın yönündedir. Bunu şöyle düşünebiliriz:
Koşuyorsunuz ama bir türlü hedefe ulaşamıyorsunuz.
Çünkü yanlış yöne koşuyorsunuz. Aslında enerji var,
istek var ama yön hatalı. Terapide fark edilen şey de
tam olarak bu olur.
Modern ilişkilerde sıkça gördüğümüz ama
çiftlerin fark etmediği “sessiz kriz” nedir?
Sessiz kriz, ilişkilerdeki en tehlikeli kırılma
noktalarından biri. Çünkü görünmezdir. Bir taraf
sessizleştiğinde, aslında orada çözülmemiş, büyüyen
bir mesele vardır. Bu sessizlik genellikle vazgeçişten
değil, tükenmişlikten doğar. Kişi defalarca anlatmış,
denemiş ama karşılık bulamamıştır. En sonunda geri
çekilir. Ama bu geri çekilişin içinde hala bir beklenti
vardır: “Beni fark et.” Ne var ki çoğu zaman o soru
hiç gelmez: “İyi misin, neden sustun?”. İşte tam bu
noktada, ilişki bir iletişim problemi değil, bir baş etme
onun onaylayacağı bir şey olmaya doğru gidiyor. Şimdi problemi yaşamaya başlar. Çünkü mesele, sorunların
bunu alın çocukluktan getirin yetişkinliğe. Partnerinin varlığı değil, o sorunların nasıl ele alındığıdır.
gözünün içine bakıyor ve onun onaylayacağı şekilde
davranıyor. “Nereye gidelim aşkım restorana mı?”
“Fark etmez, sen nereye gitmek istersen” yaklaşımına
dönüyor. Kendi özerkliğinden mesafelendiği ve
eşine partnerine yapıştığı için, çocukluktaki anneye
bağlanma şekli, yetişkinlikle eşine, partnerine
bağlanmada bu hale geliyor.
Kaçıngan bağlanmada ise
Kaçıngan bağlanmada ise duygular yeterince
karşılık bulmaz. Çocuk, duygularının görülmediğini duygular yeterince karşılık
deneyimler ve zamanla onları bastırmayı öğrenir. bulmaz. Çocuk, duygularının
Yetişkin olduğunda ise duygusal yakınlıktan kaçınan,
duyguları rasyonelleştiren bir tutum geliştirebilir. görülmediğini deneyimler ve
zamanla onları bastırmayı
Peki bu değişmiyor mu? İyi haber değişebiliyor.
Bizim genlerimizde kodlanan değişmez bir olgu öğrenir. Yetişkin olduğunda
değil. İki şekilde değişebiliyor. Biri terapiyle…
Terapötik ilişki, danışanın güvenli bağlanmayı yeniden ise duygusal yakınlıktan
deneyimleyebileceği bir alan yaratır. Terapide terapist, kaçınan, duyguları
terapist anne rolünde olup, danışanın terapistine
güvenli bağlanmayı deneyimleyebileceği, bunu rasyonelleştiren bir tutum
prova edebileceği bir alan sağlar. Terapist, anlayan, geliştirebilir.
duygulara yer açan, keşfe izin veren ve tutarlı bir
varlık olarak bu sürecin merkezinde yer alır. Bu
yüzden terapi zaman alır çünkü aslında yeniden
bir bağ kurmayı öğrenirsiniz. İkinci yol ise ilişkiyle.
Güvenli bağlanmaya sahip bir partnerle kurulan
uzun soluklu bir ilişki, güvensiz bağlanma biçimini
dönüştürebilir.
NYX
153

