Page 158 - NYXmag_SAYI_021
P. 158

Sık duyduğumuz bir eleştiri de şu: Çift
            sorun yaşıyor ama sadece kadın terapiye
            gidiyor. Bu da ayrılığı hızlandırıyor.
            Çünkü uzman hep onu dinliyor, onu                            Terapinin amacı,
            güçlendiriyor…
                                                                      kişiye bir yol çizmek
            Bu, dışarıdan bakıldığında böyle görünebilir ama
            işleyiş aslında farklıdır. Bireysel terapiye gelen kişi,     değil, onun kendi
            ilişkiyi kendi deneyimi üzerinden anlatır. Biz buna       yolunu görebilmesini
            “zihinsel temsil” deriz. Yani danışan, ilişkisinin nesnel
            gerçeğini değil, kendi algısını ve deneyimini getirir. Bu   sağlamaktır. Danışanın
            yüzden terapide amaç, karşı tarafı yargılamak ya da
            haklı-haksız belirlemek değildir. Amaç, kişinin kendi iç    kendi kaynaklarını
            dünyasını anlamasıdır.
            Örneğin biri “Ben sevilebilir değilim” ya da “Ben            keşfetmesi, kendi
            değerli değilim” gibi bir inançla ilişkiye başlıyorsa,     potansiyelini ortaya
            zaten o inancı besleyen ilişkiler kurma eğiliminde olur.
            Terapide yapılan şey, bu temel inançları fark etmek       çıkarması hedeflenir.
            ve dönüştürmektir. Bu dönüşüm gerçekleştiğinde,
            kişi ilişkiye de farklı bakmaya başlar. Bazen bu, ilişkiyi
            güçlendirir. Bazen de kişinin artık o ilişkide kalmak
            istemediğini fark etmesine yol açar. Yani değişim
            içeriden başlar, sonucu ise dışarıda görünür.

            Yani terapide “Şunu yapmalısın” gibi
            yönlendirmeler yok diyebilir miyiz?                 Ama sahada bunun çok örneği var.
                                                                Özellikle pandemi sonrası kısa süreli
            Tam olarak öyle. Terapinin amacı, kişiye bir yol çizmek   eğitimlerle bu alana giren çok kişi oldu. Bu
            değil, onun kendi yolunu görebilmesini sağlamaktır.   da ciddi bir risk yaratmıyor mu?
            Danışanın kendi kaynaklarını keşfetmesi, kendi
            potansiyelini ortaya çıkarması hedeflenir. Çünkü    Kesinlikle yaratıyor. Bu alanda yetkinlik, yalnızca
            günün sonunda terapistin kişisel görüşlerinin hiçbir   teorik bilgiyle değil, uzun yıllara yayılan eğitim,
            önemi yoktur. Terapist orada bir rehberdir, karar   uygulama ve süpervizyonla kazanılır. Klinik psikoloji
            verici değil. Yine de en sık gelen soru şudur: “Peki ben   eğitimi hem Türkiye’de hem de dünyada oldukça zorlu
            şimdi ne yapmalıyım?”                               bir süreçtir. Kabul edilmesi de tamamlanması da
                                                                ciddi bir emek gerektirir. Çünkü bu meslek, doğrudan
            Örneğin bir kadın bireysel terapiye gidiyor         insanın ruhuna temas eder. Dolayısıyla yüzeysel bir
            ve terapisti eşini hiç görmeden “Senin eşin         bilgiyle yürütülebilecek bir alan değildir.
            narsist” gibi bir yorum yapıyor. Danışan da         Ancak ne yazık ki, bu alana dair “hızlıca uzmanlaşılır”
            terapisti bir otorite figürü olarak gördüğü         gibi bir algı oluştu. Kısa süreli eğitimlerle, yeterli
                                                                klinik deneyim ve süpervizyon almadan danışan kabul
            için bunu doğru kabul ediyor. Bu ne kadar           eden kişiler ortaya çıktı. Bu da hem mesleğin itibarını
            sağlıklı?                                           zedeliyor hem de gerçekten desteğe ihtiyacı olan
                                                                kişilere zarar verebiliyor. – Bir de danışanı memnun
            Bu son derece problemli ve tehlikeli bir yaklaşım.   etmeye yönelik, “duymak istediğini söyleyen” bir
            Bir terapistin, ilişkiye dair yalnızca tek taraflı bir   yaklaşım var sanki…
            anlatı üzerinden kesin yargılar üretmesi etik değildir.
            Çünkü bireysel terapide danışan, ilişkinin tamamını   Evet, bu da önemli bir sorun. Danışana iyi
            değil, kendi deneyimini ve algısını getirir. Bu yüzden   hissettirmekle, ona iyi gelmek aynı şey değil.
            terapistin görevi, bu anlatıyı sorgulamadan kabul   Eğer terapist sadece danışanın duymak istediğini
            etmek ya da karşı tarafı etiketlemek değil; danışanın   söylüyorsa, kısa vadede rahatlatıcı olabilir ama uzun
            deneyimini anlamak ve onun iç dünyasını çalışmaktır.  vadede işlevsizdir. Hatta zararlıdır. Çünkü terapi,
                                                                “nabza göre şerbet verme” alanı değildir. Aksine,
            “Eşin narsist” gibi net ve keskin tanımlar, danışanı hızla   bazen zor olanı fark ettiren, kişinin kendisiyle
            bir pozisyona yerleştirir. Ve bu, çoğu zaman ilişkiyi   yüzleşmesini sağlayan bir süreçtir. Bu da ancak sağlam
            anlamaya değil, daha da katılaşmasına hizmet eder.   bir eğitim, etik duruş ve klinik deneyimle mümkün
            Oysa terapi, taraf tutulan bir alan değil; keşif yapılan   olur.
            bir alandır.


                                                            NYX
                                                           158
   153   154   155   156   157   158   159   160   161   162   163